İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/12245 Karar: 2023/8426 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/12245 K.2023/8426

9. Ceza Dairesi 2023/12245 E. , 2023/8426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/503 E., 2023/1043 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık mü

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/12245 E. , 2023/8426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/503 E., 2023/1043 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık mü

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/12245 E. , 2023/8426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/503 E., 2023/1043 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık müdafiinin 29.05.2023 tarihli süre tutum dilekçesi sonrası yapılan gerekçeli kararın tebliği sonrası 7 günlük yasal süresinden sonra gerekçeli temyiz dilekçesi verdiği, süre tutum dilekçesinde ise temyiz sebebi göstermediği anlaşılmaktadır. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2021/155 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2022/1925 Esas, 2022/2016 Karar sayılı kararı ile hükümlerin "...Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasında ilk derece mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK'nın 103/2, 53/1-2-3.maddeleri uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de; Sanığın aşamalardaki savunması göz önüne alınarak çocuğa karşı nitelikli cinsel istismar suçu yönünden olaydan sonra doğum yaptığı anlaşılan katılan mağdur ...'in doğurduğu çocuk ile sanık ... arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan DNA incelemesi yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususta inceleme yapılmadan mahkûmiyet kararı verilmiş olması, hürriyeti tahdit suçu yönünden ise iddia, mahkemenin kabulü ve dosya kapsamına göre mağdurun sanığın talebi doğrultusunda İstanbul iline gittiği, burada bir süre kaldığı, bu hususun iddianame anlatımı ile de belirlenmiş olduğu göz önüne alındığında hürriyeti tahdit suçu yönünden mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmiş olması CMK 289. maddesine aykırılık oluşturduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle incelemesi yapılan Bafra Ağır Ceza Mahkemesi kararındaki hükümlerin CMK'nın 289. maddesi gereğince BOZULMASINA,..." karar verilmiştir. 3. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/268 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/503 Esas, 2023/1043 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik İstinaf Başvurularının Esastan Reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün Kaldırılmasına ve sanığın anılan suçtan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.09.2023 tarihli ve 9-2023/99970 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin kendisine tefhim edilen karara karşı 29.05.2023 tarihli süre tutum dilekçesinden sonra usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli karara karşı aynı Kanun'un 295 inci maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süresinden sonra gerekçeli temyiz dilekçesi verdiği, süre tutum dilekçesinin ise dosyaya özgülenebilecek herhangi bir temyiz sebebi içermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanunun 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerekmiş, bu nedenle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu kanun anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle de vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde olduğundan kararda hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/503 Esas, 2023/1043 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla