Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/1353 E. , 2023/8188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/404 E., 2022/263 K. SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kan
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/1353 E. , 2023/8188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/404 E., 2022/263 K. SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/464 Esas, 2014/111 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2021 tarihli ve 2021/21424 Esas, 2021/8571 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın eyleminin cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan gerekçesiz hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/404 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulduğuna, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağına, sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''Toplanan kanıtlar, sanık savunması, katılan beyanı, ve tüm dosya kapsamında bulunan deliller birlkte değerlendirildiğinde; Katılan ... ... ile sanık ...'ın ... İlçesi ... Köyünde ikamet ettikleri, aynı köyde oturmaları ve uzaktan akraba olmaları nedeni ile birbirlerini tanıdıkları, olay tarihi olan 29/05/2012 tarihinde sabah saat 09:00 sıralarında katılan ...'in ... ilçesindeki dershaneye gitmek üzere köyde bulunan otobüs durağına geldiği, otobüs beklediği sırada 16... plakalı araç ile durak önünden geçen sanık ...'ın katılanı otobüs durağında görüp aracı ile yanına yanaştığı nereye gittiğini sorduğu katılanın dershaneye gideceğini söylemesi üzerine kendisinin de ilçeye gittiğini belirterek aracı ile götürmeyi teklif ettiği, katılanın sanık ile akraba olması nedeni ile sanık ile birlikte ...'e gitmekte sakınca görmediği ve sanığın aracının arka sağ koltuğuna oturduğu, yaklaşık 5 km. kadar araç ile birlikte gittikten sonra sanığın tarlaya su vereceğini söyleyerek asfalttan ayrılıp tarla yoluna girdiği yaklaşık 200 metre kadar bu yolda ilerledikten sonra aracını durdurduğu, aracın kapısını kilitleyerek yalnız başına ağaçlık alana gittiği, katılanın kapıyı açmaya zorladığı halde dışarıdan kilitli olması nedeni ile açamadığı bir süre sonra sanığın belden aşağısı çıplak vaziyette aracın yanına gelerek kilitli kapıyı açarak aracın içerisine girdiği ve aracın içerisinde katılanın üzerine doğru abanmaya başladığı, katılanın karşı koyması üzerine araçta bulunan plastik saplı testereyi alarak katılanın boğazına dayadığı, kendisini çok arzuladığı karşı çıkması durumunda kendisini kesebileceğini söyleyerek katılana karşı cebir ve şiddette bulunduğu ve katılanın sol el serçe parmağının testerenin değmesi sonucu kanamaya başladığı ve sanığın bu direnme sırasında cinsel birleşmeyi sağlamayamadığı ve katılanın yalvarmaları sonucu sanığın eylemini gerçekleştirmeden eylemine son verdiği ve katılanı aracı ile ilçede bulunan dershane önüne bıraktığı, dershanede katılanın olayı arkadaşlarına anlattığı, arkadaşları ile birlikte kanayan eline pansuman yaptıkları, ... Devlet hastanesinin 30/05/2012 tarih 699 sayılı raporunda sol el beşinci parmakta üç adet kesinin mevcut olduğu ve katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmış olduğu, yine katılan ile ilgili ... Devlet hastanesi tarafından düzenlenen 30/05/2012 tarihli raporda katılanın halen bakire olduğunun bildirildiği, İstanbul Adli Tıp kurumu başkanlığının 28/08/2013 tarihli 6. Adli Tıp İhtisas kurulu raporuna göre; katılanın olay nedeni ile ruh sağlığının etkilendiği ancak ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığı, bu duruma göre ... ...'in 29/05/2012 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeni ile ruh sağlığının etkilendiği ancak bu etkilenmenin ruh sağlığını bozacak derece ve mahiyette olmadığının oybirliğiyle mütala edildiği, Sanığın inkara dayalı savunmasının aksine mağdur katılan ... 'in aşamalarda değişmeyen anlatımları, bu anlatımları doğrulayan yeminli tanık beyanları,Jandarma tutanak içeriğine göre katılanın olayın gerçekleştiğini belirttiği yerde sanığın aracı ile uyumlu tekerlek izlerinin bulunduğunun görülmesi, katılanın anlatımı ile uyumlu tutanak içeriğine göre araçta bulunan ağaç budama testeresi üzerinde katılana dayandığını gösterir şekilde kan izine rastlanmış olması, katılanın ilgili testerinin boğazına dayanan ve eliyle tutması sonucunda elinin kesilmesine neden olan testere olduğunu belirtmiş olması ve Devlet hastanesi ve Adli Tıp kurumu raporları karşısında sanığın belden aşağısı çıplak vaziyette katılanın üzerine abandığı, sanığın üzerine abanarak cinsel ilişkiye girmeye çalıştığı reşit mağdurenin direnmesi üzerine onun aşılabilir mukavemeti dışında eylemini tamamlamasına engel başkaca harici neden bulunmaksızın kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle o ana kadar ki eyleminin TCK’nın 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı 29/05/2012 tarihinde nitelikli cinsel saldırı suçundan TCK'nun 102/2 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile Mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın savunması, mağdur beyanı ve tüm dosya kapsamından değerlendirildiğinden sanığın eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğundan eylemine uyan 6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesinde suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe hükümler içeren 5237 sayılı TCK'nın 102/1 maddesi gereğince sanığın kastının yoğunluğu, olayın meydana geliş şekli dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına, sanığın eylemini silahla (testere ile) işlemesi nedeniyle TCK 102/3-d maddesi gereğince cezasından arttırım yapılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri ve geçmişi dikkate alınarak TCK 62/1 maddesi gereğince cezasından indirim yapılmasına karar vermek gerektiği, Sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği esnada müştekiyi gideceklerini belirttiği ... Köyü’nden ...’e götürecekmiş gibi yapıp bu hilesi ile araca aldıktan sonra asfalt yolu 5 km takip ettikten sonra yoldan sapması, neden yoldan saptığını soran müştekiye böyle bir işi yapmadığı anlaşıldığı halde tarlasına su vereceği, endişe etmemesi yolunda hileli sözler söyleyerek stabilize yola sapıp 190 metre kadar gidip zeytinliğe getirdiğinin katılan beyanı ve katılanın beyanını destekler kolluk tutanakları ile sabit olduğu, sanığın hileli söylemleri ile katılanı söz konusu yere getirdikten sonra aracı park ettiği aracın kapılarını kilitleyip katılanın dışarı çıkmasına izin vermediği,katılanın aracın kilitli olması nedeniyle pantolonunu dışarıda çıkararak yanına gelen ve üzerine abanan sanığın uyguladığı cebir ile testere ile tehdit edilmesi nedeni ile kaçamadığı, bu hali ile sanığın sabit olan mağduru hürriyetinden yoksun kılma suçundan eylemine TCK.nun 109/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, suç silahla işlendiğinden TCK'nun 109/3-a.maddesi uyarınca cezasından arttırım yapılmasına, suç cinsel amaçlı işlenmiş olduğundan sanığın cezasından TCK.nun 109/5 maddesi uyarınca arttırım yapılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri ve geçmişi dikkate alınarak TCK 62/1 maddesi gereğince cezasından indirim yapılmasına karar vermek gerektiği, Her ne kadar sanık hakkında ayrıca silahla basit yaralama suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; eylemin cinsel saldırı suçunun cebir unsurunu oluşturması nedeni ile basit yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' Şeklindedir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükümde eylemin silahla işlenmesi nedeniyle arttırım yapılırken uygulama maddesi gösterilmemiş ise de bu husus mahallinde tamamlanması mümkün eksiklik olarak görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/404 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.