İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/13545 Karar: 2024/4600 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/13545 K.2024/4600

9. Ceza Dairesi 2023/13545 E. , 2024/4600 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/92 E., 2015/21 K. Sanık hakkında 2006 yılında işlendiği iddia edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davası yönünden mahallinde Mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüşt

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/13545 E. , 2024/4600 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/92 E., 2015/21 K. Sanık hakkında 2006 yılında işlendiği iddia edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davası yönünden mahallinde Mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüşt

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/13545 E. , 2024/4600 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/92 E., 2015/21 K. Sanık hakkında 2006 yılında işlendiği iddia edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davası yönünden mahallinde Mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanık müdafii ile şikâyetçi Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yönünden; sanık müdafiinin süresinden sonra temyiz isteğinde bulunduğu, Bakanlığın ise kovuşturma evresinde kamu davasına katılmaması nedeniyle vekilinin temyiz hakkının bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2013/92 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, yanlış değerlendirmeyle karar verildiğine, katılan mağdurenin beyanlarının uyumlu olduğuna, ruh sağlığının bozulduğuna, maddi olaylara uygun düşmeyen gerekçeyle karar verildiğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması isteğine ilişkindir. B.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle, katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna, sanığın 2006 yılındaki eylemleri nedeniyle cezalandırılması gerektiğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması isteğine ilişkindir. III. GEREKÇE A.Sanık Müdafii ile Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden 1.Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.03.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 3. Açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden iştirak edilmemiştir. B.Katılan Mağdure Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden (2006-2007 Yıllarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve 2013 Yılında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Eylemleri Bakımından Kurulan Hükümler Yönünden) 1.Olayın intikal şekli, savunma, katılan mağdure ve tanıkların aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği süresinde olduğundan Tebliğnamedeki düşünceye bu yönüyle iştirak edilmemiştir. C.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden (Sanığın 2012-2013 Yıllarında İşlediği Belirtilen Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Eylemi Yönünden) 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 20.08.2013 tarihli iddianame ile sanık hakkında suç tarihi 2006 olarak belirtilen döneme ilişkin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suç tarihi 2013 olarak belirtilen döneme ilişkin ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açıldığı, 2012-2013 yıllarında işlendiği belirtilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi yönünden kamu davası açılmadığı gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Sanık Müdafii ile Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2013/92 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararırına yönelik şikâyetçi Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Katılan Mağdure Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden (2006-2007 Yıllarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve 2013 Yılında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Eylemleri Bakımından Kurulan Hükümler Yönünden) Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2013/92 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden (Sanığın 2012-2013 Yıllarında İşlediği Belirtilen Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Eylemi Yönünden) Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2013/92 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararırına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla