İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/13598 Karar: 2024/10710 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/13598 K.2024/10710

9. Ceza Dairesi 2023/13598 E. , 2024/10710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/97 E., 2023/176 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz ist

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/13598 E. , 2024/10710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/97 E., 2023/176 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz ist

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/13598 E. , 2024/10710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/97 E., 2023/176 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İstemi Atılı suçu işlemediğine, somut delil bulunmadığına, tanık Sibel ile aralarında husumet bulunduğuna, mağdurenin baskı ve yönlendirme ile beyan verdiğine, mağdure ve ailesinin olayın yanlış anlaşılmadan kaynaklanması nedeniyle şikayetlerinden vazgeçtiklerine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, aynı zamanda sanığın husumetlisi olan teyze kızı Sibel’in baskı ve yönlendirmesi ile iftiraya maruz kaldığına, somut ve kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, mağdure ile tanık beyanları arasında çelişkiler bulunduğuna, mağdure ve annesinin kovuşturma aşamasında iddia olunan olayın yaşanmadığını belirterek şikayetlerinden vazgeçtiklerine, sanık hakkında takdiri indirimin uygulanmasına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla