Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/13757 E. , 2024/1793 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : ... SAYISI : 2021/727 E., 2021/1068 K. KAYYIM : ... MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii İTİRAZNAME
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/13757 E. , 2024/1793 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : ... SAYISI : 2021/727 E., 2021/1068 K. KAYYIM : ... MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2021/23162 Esas, 2022/6481 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.09.2022 tarihli ve 14-2021/73995 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İtiraz, hak arama hürriyeti ihlali ve 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesi kapsamında sahip olduğu bir hakkı elinden almaya yol açacak şekilde ilk derece mahkemesinin hükmünü istinaf etmeyen sanık müdafiinin aleyhe değişiklik olmadığında temyize hakkı olmadığının kabulünün aynı Kanun'un "temyiz isteminin reddi" başlıklı 298 inci maddesinde ile açıkça düzenlenmemiş olması nedeniyle hak ihlali niteliğinde bir hukuka aykırılık oluşturacağına, İlk Derece Mahkemesince verilen istinaf isteminin reddi kararı hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı temyizi kabil olmamakla birlikte sanık müdafiinin işin esası hakkına dair sebeplerle başvurduğu temyiz yolunun ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararını süresinde istinaf edememesi sebebiyle kapatılamayacağı, yine İlk Derece Mahkemesince katılma talebi hakkında bir karar verilmeyen ve istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince katılma talebi karara bağlanan Bakanlık vekilinin kararı temyiz etme hak ve yetkisi bulunduğundan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2021/23162 Esas, 2022/6481 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve dosyanın esastan incelenmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/234 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması kararına karşı sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine sanık müdafiinin istinaf isteminin Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ek kararı ile süre yönünden reddedildiği, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/727 Esas, 2021/1068 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf isteminin reddine dair karara karşı yaptığı başvuru ile istinaf incelemesi sırasında kamu davasına katılmasına karar verilen Bakanlık vekilinin mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği ve sanık müdafiinin ek karara karşı başvurusunun reddine dair karar ile mahkumiyet kararına karşı istinaf talebinin esastan reddine dair kararı ve katılan Bakanlık vekilinin mahkumiyet kararına karşı istinaf talebinin esastan reddine dair kararını temyiz ettiği anlaşılmıştır. 2. Dairemizin 22.06.2022 tarihli ve 2021/23162 Esas, 2022/6481 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararı istinaf etmeyen sanık müdafiinin söz konusu kararı sanık aleyhine değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyize hakkı bulunmadığı ve Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı gözetilerek davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gerekçesi ile temyiz istemlerinin reddine karar verilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan ret kararının kaldırılarak hükmün onanması talebiyle itiraz yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. 3. Sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin temyiz istemlerine dair yapılan ön incelemede; a) Katılan Bakanlık vekilinin, ilk bozma kararı sonrasında 21.10.2019 tarihli duruşmaya katıldığı ve aynı duruşmada Bakanlık vekilince öncesinde sunulan 04.09.2019 havale tarihli katılma talebi içerir dilekçenin okunmasına karşın İlk Derece Mahkemesince bu yönde karar verilmediği görülmekle birlikte istinaf yoluna başvurulması üzerine 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli kararı ile Bakanlığın katılma talebi karara bağlanarak karar verildiği anlaşılmakla, yargılama aşamasına katılarak katılma talebinde bulunması ile katılan sıfatına haiz olan Bakanlığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenmiştir. b) Sanık müdafiinin süresinden sonra istinaf yoluna başvurması sebebiyle mahkumiyet hükmüne dair istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı temyiz hakkının bulunmadığına dair bir kabulün, 5271 sayılı Kanun'un 260 ve 286 ncı maddesinde kişi ve hükmün çeşidi bakımından temyiz yoluna başvurma hakkına getirilen sınırlamalarda yer almaması karşısında Anayasal bir hak olan mahkemeye erişim ve adil yargılanma hakkının yorum yoluyla daraltılmasına sebebiyet verip hak ihlallerine neden olacağı gözetilerek sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenmiştir. 4. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin 22.06.2022 tarihli ve 2021/23162 Esas, 2022/6481 Karar sayılı temyiz istemlerinin reddine dair ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca TAKDÎREN REDDİNE, 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemekle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/727 Esas, 2021/1068 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 5. Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi. ...