Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/1449 E. , 2023/7611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/269 E., 2022/323 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı ma
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/1449 E. , 2023/7611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/269 E., 2022/323 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bargama Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2017 tarihli ve 2016/156 Esas, 2017/75 Karar sayılı kararıyla sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.07.2018 tarihli ve 2017/2793 Esas, 2018/1397 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 4. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/25405 Esas, 2022/4090 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında sübuta eren eylemlerinden dolayı ilk derece mahkemesince temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesinde yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanunun 3/1. maddesinde yer alan 'Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur' şeklindeki kanuni düzenlemeler nazara alınarak yapılan değerlendirme sonucunda temel cezanın söz konusu maddelere aykırı olacak şekilde ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle teşdiden belirlenmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2022/269 Esas, 2022/323 Karar sayılı kararıyla sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suçun vasfının hatalı tayin edildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, zincirleme suç hükümleri uygulanırken artırım oranının teşdiden tayin edilmesinin hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. C. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, en alt sınırdan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, mağdurenin rızası olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Mahkemenin Kabulü 1. Sanık ile mağdurenin 22.06.2015 tarihinde (...) isimli sosyal paylaşım sitesi aracılığı ile tanıştıkları ve aralarında duygusal yakınlaşma başladığı, 2015 yılının Ekim ayında yine buluştukları bir gün sanığın mağdureye eve gitmeyi önerdiği ve birlikte sanığın evine gittikleri, burada sanığın mağdure ile vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, bu günden sonra da sanık ile mağdurenin 2016 yılı Mart ayına değin sayısı tam olarak belirlenememekle birlikte yaklaşık 10 kez olmak üzere birden çok kez cinsel ilişkiye girdikleri, mağdure hakkında Adlî Tıp Kurumu'nca (ATK) düzenlenen 12.05.2016 tarihli raporda hymende eski yırtık saptandığı, 24.05.1999 doğumlu olan mağdurenin ilk cinsel ilişkinin gerçekleştiği Ekim 2016 tarihi itibarıyla on beş yaşını bitirmiş olduğu maddî vaka olarak anlaşılmıştır. 2. Sanık mağdure ile 2015 yılı Ekim ve 2016 yılı Mart ayı içerisinde sayısını hatırlayamadığı şekilde kendi evinde cinsel ilişkiye girdiklerini kabûl etmiş, ancak mağdurenin kız arkadaşı olduğunu, evlenmeyi düşündüklerini, kesinlikle herhangi bir zorlamanın veya tehdidin söz konu olmadığını savunmuştur. 3. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde psikiyatrik rahatsızlık nedeniyle yatarak tedavi gördüğü ve Bergama Devlet Hastanesinde depresif nöbet teşhisi konulduğu anlaşıldığından, dosyaya konu suçun etkisi ile psikolojisinin bozulmuş olduğu dikkate alınarak duruşmada dinlenilmeyen ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadesi ile yetinilmesine karar verilen mağdure ise, 11.05.2016 tarihli bu ifadesinde; sanık ile 22.06.2015'te (...) tanıştıklarını ve sevgili olduklarını, başlarda her sevgili gibi normal gezip dolaştıklarını, el ele tutuştuklarını, ancak aynı yılın Ekim ayında sanığın bir gün kendisini evine götürdüğünü, burada ilk kez kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiğini, cinsel ilişkiye girmeden önce sanığın kendisine bir sigara içirdiğini, içtiği bu sigaranın etkisiyle kafasının gittiğini, bu hâlde iken sanığın kollarından tutarak kendisini yatak odasına götürdüğünü, zorla elbiselerini çıkardığını ancak kendisinin olanlara karşı koyamadığını ve cinsel ilişkinin gerçekleşmesini engeleyemediğini, bundan sonraki ilişkilere de sanığın "Bundan sonra, benim oldun, benim isteklerimi yapacaksın, yapmazsan seni rezil ederim." şeklindeki tehditleri nedeniyle karşı koymadığını, nasıl olsa olanlar oldu yapsın, bitsin diye düşündüğü için engel olmaya çalışmadığını, sanık ile ondan fazla kez ilişki yaşadıklarını, bunların bir ikisinin kendi isteğiyle olduğunu, sanığın kendisine evlenme vaat ettiğini bu nedenle kendisinin de istekliymiş göründüğünü belirttiği anlatmıştır. 4. Soruşturma aşamasında kolluk aracılığı ile sanığın rızası dahilinde (...) hesabından alınan ve mağdurenin attığı mesajları içeren çıktılar incelendiğinde, mağdurenin zorla yaşandığını ileri sürdüğü cinsel ilişkinin sonrasına gelen 07.11.2015 tarihinde mağdurenin sanık ile ısrarla iletişim kurmaya çalıştığı, bu sırada "Bak her şey ne güzel gidiyordu." diye yazdığı görülmüştür. Kovuşturma aşamasında sanık savunması sırasında mağdure ile aralarında geçen 2 dakika 50 saniyelik bir telefon görüşmesini aktardığı bir CD sunmuş, bilirkişi marifetiyle çözümü yapılan CD'nin içeriği incelendiğinde mağdurenin sanığı çok sevdiğini söyleyip, annesi ve babasının zoruyla şikâyetçi olduğunu anlattığı görülmüştür. Yine sanık tarafından 01.03.2017 tarihli celsede 19 sayfadan ibaret renkli çıktı şeklinde fotoğraf ve (...) mesajları sunulmuş, sunulan görüntülerin ve mesajların içeriğinden mağdurenin sanığı sevmekte olduğu ve sanık ile evlenmek istemekte olduğu anlaşılmıştır. Mağdure vekili de 21.03.2017 tarihli dilekçelerin de sanığın mağdureyi evlenmek vaadiyle kandırdığını ileri sürmüştür. 5. Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/235 Esas, 2016/379 Karar sayılı dosyası kapsamında katılanlar ... ve ... hakkında mağdureye yönelik 20.03.2016 tarihinde kasten yaralama suçunu işledikleri iddiası ile kamu davası açıldığı, bu dosyanın yargılaması sırasında tanık sıfatıyla dinlenen sanık olay tarihinde mağdurenin babası ...'in kendilerini birlikte gezerken görmesi üzerine mağdureyi evine bırakarak kaçtığını, mağdurenin babasının arayarak kendisini eve çağırdığını ve "Bundan sonra olacaklardan ben sorumlu değilim, senin yüzünden ben her gün kızımı mı dövmek zorundayım." dediğini ve o gün mağdurenin elinden telefonunun alındığını anlattığı, katılan ... olay günü erkeklerle gezdiği için terbiye etmek maksadıyla kızına 2 tokat attığını, poposuna vurduğunu kabûl ettiği, katılan ... de anneannesine saygısızlık ettiği için kızının saçını çektiğini beyan ettiği görülmüştür. 6. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde psikiyatrik rahatsızlık nedeniyle yatarak tedavi gören mağdurenin Bergama Dr. ... İlker Devlet Hastanesinin 77618171/291.06 sayılı yazılarından Psikiyatri Polikliniğine 17.10.2014 ile 24.02.2016 tarihlerinde başvurduğu saptanmıştır. 7. 26.03.2016 tarihinde sanığın cezaevine girdiği, mağdurenin sanıktan vekili vasıtasıyla Bergama Cumhuriyet Başsavcılığına 06.05.2016 tarihinde sunulan dilekçeyle şikâyetçi olduğu, aynı şekilde davaya katılma talebinde bulunduğu görülmüştür. 8. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanık ile mağdure arasında süre giden bir ilişki bulunduğu, mağdurenin sanığı sevdiği, onunla evlenme isteğinde olduğu, ancak sanık ile devam eden arkadaşlığı nedeniyle anne ve babasıyla adlî mercilere yansıyacak ölçüde ciddi sorunlar yaşadığı, psikolojik tedavi sürecine sanık ile yaşanan ilk cinsel ilişkiden önce 17.10.2014 tarihinde başladığı, mağdurenin psikolojik sorunlarının anne ve babasıyla yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle de derinleşebilceği, uzun süre ve sıklıkla devam eden ilişkilere rağmen ancak sanığın ceza evine girmesinden sonra şikâyetçi olma yoluna gitmiş olduğu anlaşılmakla, mağdure ile sanığın (...), (...) isimli sosyal medya platformları ve telefon üzerinde aralarında gerçekleştirdikleri görüşmelerin içerikleri ile dosyaya sunulan fotoğraflar da dikkate alındığında, direncinin kırılmasına yönelik cebir iddiasını ilk cinsel ilişkiye özgüleyen, sonraki cinsel ilişkiler bakımından kimi seferlerde rızası olduğunu açıkça dile getiren, kendine yönelik ciddi bir tehdit tarifleyemediği kimi ilişkiler bakımından ise artık olan oldu deyip cinsel ilişkileri engel olmadığını beyan eden mağdurenin, bir kısım ailevi ve sosyal baskılarla cebir ve tehdit iddialarını ileri sürmesi mümkün görülmekle, bu yöndeki iddiaları bakımında sanık lehine şüphe oluştuğu, bu cihette sanığın evine götürdüğü mağdure ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği sâbit olmakla beraber, sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel istismar ve (Temyiz dışı) kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini cebir ve tehditle gerçekleştirildiğinin kabulüne elverişli her tür kuşkudan uzak, kanuni ve somut delillerin bulunmadığı değerlendirilmiş ve bu nedenlerle sanığın eylemlerini mağdurenin rızası dahilinde gerçekleştirdiğinin kabûlü gerektiği yönündeki hukukî sonuç ve vicdanî kanaatine ulaşılmıştır. 9. Her ne kadar sanık hakkında mağdureye karşı nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın savunması, olay tarihi itibari ile mağdurenin on beş - on sekiz yaş aralığında olması, mağdurenin beden muayenesine ilişkin geçici rapor ve ATK raporu, mağdurenin rızası hilâfına cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması dikkate alındığında, sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna vücût verdiği, bu suretle reşit olmayanla cinsel ilişkide bulunma suçunu işlediği anlaşılmakla; suçun işleniş biçimi ve fiilin özellikleri gözetilerek eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren cezası belirlenmiş, sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediği anlaşılmakla; eylem sayısının çokluğu dikkate alınarak cezasında aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince teşdiden yarı oranında arttırım yapılmış, sanığın adlî sicil kaydına, Mahkemedeki sanık olarak yer aldığı dosyaların niteliği ve sayısına yansıyan geçmişi, dosyaya ve eyleme yansıyan olumsuz sosyal ilişkileri, fiilden sonra ve yargılama sürecinde pişmanlık göstermeyen davranışları dikkate alınarak sanık hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, kararda hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2022/269 Esas, 2022/323 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.