İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/2195 Karar: 2024/10490 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/2195 K.2024/10490

9. Ceza Dairesi 2023/2195 E. , 2024/10490 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/282 E., 2022/518 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incel

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/2195 E. , 2024/10490 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/282 E., 2022/518 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incel

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/2195 E. , 2024/10490 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/282 E., 2022/518 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suç için öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Özetle zamanaşımı hesaplamasının hatalı yapıldığına, düşme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Oluşa uygun kabule göre, on beş-on sekiz yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuğun işlediği reşit olmayanla cinsel ilişki suçu için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2.maddeleri gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, bu sürenin olağan zamanaşımı süresini kesen son işlem olan bozma öncesi 25.11.2014 tarihli mahkumiyet hükmünden itibaren gerçekleştiği anlaşılmıştır. 2. Mahkemece, olağan zamanaşımı süresinin olağanüstü zamanaşımı süresinden daha önce gerçekleştiği nazara alınmadan, suç tarihi olan 01.01.2014 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 8 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 01.01.2022 tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, düşme hükmünün sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşılmakla, dava zamanaşımı süresinin yanlış belirlenmesi bozma nedeni yapılmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 5271 sayılı CMK'nın 237. Maddesinde mağdurun, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 103. ve 104. Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde on beş yaşını tamamlamış çocuklara karşı cebir, tehdit veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın rızası ile yapılan cinsel eylemlerin suç oluşturmayacağı, yine cebir, tehdit ve hile olmaksızın on beş yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkide bulanan kişinin ancak şikayet üzerine cezalandırılabileceğinin düzenlenmiş olması karşısında; Dairemizin istikrar kazanan içtihatlarında on beş yaşından büyük mağdurların kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan şikayet ve davaya katılma hakkını bizzat kullanabilecekleri, velayet hakkına sahip anne ve babanın bu hakkı kullanma yetkilerinin bulunmadığının kabul edildiği, (14. C.D. 28.01.2014 gün 2012/24832 E. 2014/2183 K. Sayılı) (14. C.D. 28.12.2015 gün 2014/1854 E. 2015/12128 K.) Yine Yargıtay CGK 12.03.2019 gün ve 558-185 E.K. Sayılı kararında özetle "... Öte yandan 15 yaşını tamamlamayan mağdure adına kamu davasına katılma hakkının yasal temsilcisi olan velayetinin bırakıldığı annesi şikâyetçi ... tarafından kullanılabileceği...." şeklinde karar verilerek bu husus teyit edilmiştir. Somut olayda; katılan mağdureye gerekçeli kararın tebliğine rağmen temyiz isteminde bulunmadığı, yargılamanın önceki aşamalarında mağdurenin yaşı nedeniyle velayet hakkına sahip annesinin sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek davaya katıldığı ve önceki günlü hükmü temyiz ettiği anlaşılmış ise de; 18.11.1999 doğumlu olan mağdurenin incelemeye konu kararın verildiği tarihte on sekiz yaşını dahi ikmal ettiği, bu nedenle hükmü temyiz eden annesinin velayet hakkının sona ermiş olduğu, bu nedenle davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, mahkemece verilen katılma kararın da hukuki değerden yoksun olduğu, değerlendirilerek temyiz isteğinin reddine karar verilmesi görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla