İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/2327 Karar: 2023/8362 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/2327 K.2023/8362

9. Ceza Dairesi 2023/2327 E. , 2023/8362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/232 E., 2022/341 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Kanun yolu aşamasında davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçi Bakanlık adına vekilinin kurulan hükmü temyize hak

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/2327 E. , 2023/8362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/232 E., 2022/341 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Kanun yolu aşamasında davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçi Bakanlık adına vekilinin kurulan hükmü temyize hak

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/2327 E. , 2023/8362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/232 E., 2022/341 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Kanun yolu aşamasında davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçi Bakanlık adına vekilinin kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan mağdure vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2020/194 Esas, 2020/266 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2021/262 Esas, 2021/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2022 tarihli ve 2021/23354 Esas, 2022/3668 Karar sayılı kararı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma ile tanık beyanları, olayın ortaya çıkış şekli ve zamanı ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince sanığın suç tarihi döneminde ders verdiği on yedi yaşındaki mağdure ile değişik tarihlerde zorla cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp mevcut haliyle sübuta eren eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 104/1, 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,'' gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bozmadan sonra Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2022 tarihli ve 2022/232 Esas, 2022/341 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.02.2023 tarihli ve 9-2023/12643 sayılı, onama görüşlü Tebilğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; bozma kararı üzerine yeni bir kovuşturma yapılmadan bozma öncesi delillere göre karar tesis edildiğine, lehe delillerin toplanmadığına, cinsel ilişkinin meydana geldiğinin tıbben ispatlanamadığına, cinsel ilişki eylemine uymayan çelişkili tutarsız mağdure anlatımlarının suçu ispata yeterli olmadığına, şikayet hakkının mağdureye ait olmasına rağmen Bakanlık ile mağdurenin anne-babasının katılan olarak yer almasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; mağdurenin kendisini bırakacağı zor duruma rağmen şikayetçi olmasına, istikrarlı ve çelişkisiz beyanlarda bulunduğuna, bozma ilamına karşı katılanların beyanlarının alınmadan hüküm kurulduğuna, bu tür bir suçtan dolayı sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. C. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemlerinin cinsel istismar kapsamında kaldığına, sanığa üst sınırdan ve takdiri indirim nedenleri uygulanmadan ceza verilmesi gerektiğine ve vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanığın, katılan mağdurenin hem okulda matematik öğretmeni olduğu hem de evinde ve bürosunda katılan mağdureye özel ders verdiği, sanığın katılan mağdureye evinde ve bürosunda özel ders verdiği sırada özel bölgelerini öpmek suretiyle dokunduğu, cinsel amaçla vücudunu ellediği, sıktığı, okşadığı gibi birden çok kez normal yoldan katılan mağdure ile cinsel ilişkide bulunduğunun anlaşıldığı ancak sanığın sübut bulan vücuda organ sokmak suretiyle cinsel ilişkide bulunma eyleminin cebir, tehdit ve hile ile gerçekleştirdiğine dair soyut anlatım dışında kanıt bulunmaması karşısında eyleminin zincirleme biçimde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabul edildiği görülmüş, sanık hakkında duruşmada gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağından Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Anılan nedenle, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2022 tarihli ve 2022/232 Esas, 2022/341 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla