Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/2754 E. , 2023/7968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1825 E., 2022/546 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/2754 E. , 2023/7968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1825 E., 2022/546 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/419 Esas, 2021/214 Karar sayılı kararı ile sanığın; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1825 Esas, 2022/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, İstinaf Başvurularının Esastan Reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, hükmün eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine, mağdure ve sanık beyanları arasındaki çelişkinin re'sen giderilmesi gerektiğine ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilerek katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme, "...her ne kadar sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de sanık aşamalardaki istikrarlı beyanlarında diğer yeğenleriyle de oynadığı gibi mağdure ile de prensesçilik oyunu oynadıklarını ,oyun sırasında mağdureyi çenesinden öptüğünü ,dudaklarından öpmesinin söz konusu olmadığını beyan etmiş, mağdure ise ÇİM de alınan beyanında amcasının dudağından öpmeye çalıştığını ancak dudağının amcasının dudağına değip değmediğini hatırlamadığını, duruşmada alınan beyanında ise amcasının dudağından hiç öpmedğini belirtmek suretiyle beyanları arasında çelişkiler oluşturmuş, bu durum ÇİM raporunu sunan uzmanın da dikkatini çekmekle raporunda mağdurenin 'aynı konuya ilişkin farklı sorular sorulduğunda zaman zaman farklı cevaplar verdiği, çocuğun ebeveynleriyle ilgili konuşma ve yorumlara maruz kalmış veya söylemleri konusunda tembihlenmiş olabileceği, beyanlarının güvenilirliğine yönelik şüphenin oluştuğu 'şeklinde kanaat bildirmiş, mağdureye dosya içerisine alınan kendi el yazısıyla amcasına yazmış olduğu annesinde kalmak istediği için bu şekilde beyanlarda bulunduğunu belirterek amcasından özür dilediğine dair not sorulduğunda ise amcasının kalbi kırıldığı için bu şekilde bir not yazdığını beyan etmiştir. Suça konu eylemlerin iddia edildiği tarih olarak 07.08.2020 Tarihinin belirtildiği ancak şikayet tarihinin 09.09.2020 olduğu, Mağdurenin anne-babası arasında boşanma davası bulunduğu, dava sürecinde velayetin ilk olarak babaya verildiği işbu dosyadaki 09.09.2020 Tarihli şikayetten sonra velayetin Büyükçekmece 6.Aile Mahkemesinin 2020/327 Esas sayılı dosyasında 25.09.2020 Tarihli karar ile anneye geçtiği, hususları göz önünde bulundurulduğunda, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2020/9036 Esas ve 2021/2794Karar numaralı ilamı da dikkate alınarak, sanığın mağdure ile amca-yeğen ilişkisini aşan ve cinsel istismar amacı taşıyan herhangi bir hareketi bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, mağdurenin başka delille desteklenmeyen soyut ve çelişkili beyanları dışında, üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek,..." şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın nitelikli cinsel istismar suçundan beraatine karar vermiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi "...Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, Anlaşıldığından,..." şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1825 Esas, 2022/546 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.