İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/3413 Karar: 2023/4161 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/3413 K.2023/4161

9. Ceza Dairesi 2023/3413 E. , 2023/4161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/298 E., 2022/391 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddes

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/3413 E. , 2023/4161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/298 E., 2022/391 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddes

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/3413 E. , 2023/4161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/298 E., 2022/391 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/347 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/820 Esas, 2020/783 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/16101 Esas, 2022/4287 Karar sayılı ilamıyla aleniyet ilkesinin ihlali nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/298 Esas, 2022/391 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddeleri uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek eylem ile orantılı şekilde cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, sanık hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulama imkanı bulunmadığına, anılan maddenin tatbikine ilişkin gerekçeye yer verilmesi ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddelerine aykırı olacak şekilde alt sınırdan ceza tayin edildiğine, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin gerekçelendirilmeden ve kanun metninde yer alan tabirlerin tekrarı suretiyle uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkındaki kararın bozularak cezası artırılarak karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Dairece verilen usule ilişkin bozmanın aleniyet ilkesine ilişkin olsa da tek usulü hatanın bu durumun olmadığı, delil taleplerinin tamamının reddedildiği, husumete dair tanıkların reddedildiği gibi mağdureyi iddia olunan olay tarihinde çocuklarıyla tatilde olduğunu öne süren komşuların huzura getirilmesine rağmen dinlenmediği, olayın tek tanığı olan mağdurenin yargılama boyunca dinlenmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesine muhalefet edildiği, aynı Kanun'un 291 inci maddesinde yer verilen 15 günlük kanuni sürelerin mahkeme kararıyla kısıtlandığı, mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin kanun yolu başvuru dilekçelerini istinaf kanun yolu belirtmeleri nedeniyle temyiz kanun yolunu kaçırdıkları, kanunu bilmemelerinin hukukçu olarak mazaret sayılamayacağından tek temyizin sanık lehine müdafiince yapılmış sayılması gerektiği, 5271 sayılı Kanun'un 236 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne muhalefet edilerek gerekçeli kararın süresinde yazılmadığı, Esasa ilişkin olarak da olayın intikal şekli çelişkisi ve zamanı, mağdurenin aşamalarda alınan başkaca bir delille desteklenmeyen ve bütünlük de arz etmeyen beyanları, olayın görgü tanığı olmadığı gibi dinlenen şahitlerin ise mağdure ile çelişkileri, mağdurenin yönlendirilmesi sonucu iftira attığını gösterir mevcut delil durumu ile sanığın her aşamada inkarını içeren savunması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda "Katılan mağdure ... ***'ün uzman eşliğinde vermiş olduğu beyanları, müşteki beyanları, tanık ... ***'ın beyanı ile olayın adli makamlara yansıma şekli, mağdurenin sanık arasında suç isnadında bulunmayı gerektirecek husumet bulunmadığı hususları ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında sanığın üzerine atılı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmakla sanığın mağdurenin vücuduna dokunmaya yönelik eyleminin devamlılık arz ettiği, hareketleri bakımından bir kesintinin bulunmadığı bu sebeple eyleminin sarkıntılık boyutunda olmadığı, ayrıca bu eylemler sırasında mağdurenin 12 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla; sanığın eylemine uyan TCK'nın 103/1-3.cümle 43/1 53 ve 62. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirtilerek, iddiaya konu eylemler ile ilgili dinlendikten veya mağdurenin soruşturma evresinde alınan yazılı ve görüntülü beyanlarının duruşmada izlenip, okunmasından ve taraflara söz hakkı verilerek diyeceklerinin sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun saptanması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/298 Esas, 2022/391 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, farklı gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla