Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/3801 E. , 2023/8451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/665 E., 2023/107 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/3801 E. , 2023/8451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/665 E., 2023/107 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2014 tarihli ve 2011/448 Esas, 2014/238 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2014 tarihli ve 2011/448 Esas, 2014/238 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/1332 Esas, 2021/7972 Karar sayılı kararı ile "...sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık müdafisinin kovuşturma evresindeki beyanları ile temyiz dilekçesinde suç tarihinde sanığın cezai ehliyetinin olmadığını savunması ve tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi uyarınca sanığın akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu suça ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı konusunda rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2021/665 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkemece talep edilen tüm raporlar gelmeden Adli Tıp Kurumundan cezai ehliyet raporu alındığına, ayrıca Adli Tıp Kurumunca incelemenin suç tarihi olarak değil sanığın mevcut durumuna göre yapıldığına, sanığın katılan mağdureyle mesajlaştığı süre içerisinde yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle intihar girişiminde bulunduğuna, 28.10.2009 tarihinde anksiyete tanısı konulduğuna, sanığın atılı suç nedeniyle tutuklu olduğu süre içerisinde dört kez psikologla görüştüğüne, rapor içeriklerine ulaşılamamasının sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine, psikolojik tedavi gördüğü sabit olan intihara teşebbüsü kayıtlı olan sanığın psikolojisinin suç tarihinde bozuk olduğunun kabulü gerektiğine, kapatılan Aile Sağlığı Merkezinin belgelerinin Bakanlık'tan istenmesi taleplerinin Mahkemece reddedildiğine, ayrıca dosyada katılan mağdurenin soyut beyanlarından başka bir delil olmadığına, suçlamayı kabul anlamına gelmemekle isnat edilen suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı hususu ile gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğine, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve toplanan tüm delillere göre; sanığın, katılan mağdurenin öğretmeninin eşi olduğu, katılan mağdure ile sanığın internet ortamında arkadaş oldukları, sanığın eşiyle aralarında sorunlar bulunması sebebi ile ayrı yaşadıkları, sanığın internet ortamında katılan ...'ya yönelik cinsel taciz içerikli mesajlar attığı, mesajlarını zincirleme olarak devam ettirdiği, söz konusu mesajlarda; katılan mağdure ile cinsel yönden birlikte olmak istediğini belirttiği, sanığın mesajlarının 08.02.2011 tarihinden Mart ayına kadar devam ettiği, katılan mağdurenin olay tarihinde on üç yaşında bulunduğu, 28 Mart günü sanığın ısrarı üzerine katılan mağdurenin sanıkla buluşmayı kabul ettiği, sanığın katılan mağdureyi aracına alarak Silivri istikametine götürdüğü ıssız bir bölgede durarak katılan mağdureyle birlikte arka koltuğa geçmeyi önerdiği, katılan mağdurenin reddettiği sırada sanığın katılan mağdurenin elini tutup katılan mağdureyi öptüğü, ancak katılan mağdurenin direnmesi üzerine sanığın eylemlerini sürdürmeyerek katılan mağdureyi evine bıraktığı, sanığın savunmasında eylemlerini kaçamaklı olarak kabul ettiği anlaşılmış, suç tarihinde cezai ehliyete sahip olduğu tespit edilen sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan lehine olan suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay bozma ilamı uyarınca sanığa ait tedavi evrakı getirtilerek Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından tedavi evrakının değerlendirilmesi ve sanığın muayenesi sonucunda düzenlenen 04.07.2021 tarihli raporunda; sanıkta suçun işlendiği sırada fiilin anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiili ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta tıbbi bir olguya rastlanmadığı belirtilerek sanığın suç tarihinde cezai sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Sanık müdafii tarafından rapora itiraz edilerek sanığın diğer sağlık ve tedavi evrakının bulunduğu belirtilerek söz konusu belgelerin getirtilmesi talebinde bulunulmuş, bu çerçevede sanık müdafii tarafından bildirilen sağlık kurumlarına yazı yazılarak tedavi evrakları istenilmiş, ancak ilgili sağlık kurumlarınca düzenlenen herhangi bir tedavi evrakına ulaşılamamış, aynı zamanda sanığın da Adli Tıp Kurumundaki muayenesi sırasında psikiyatrik tedavi ve yatışının olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla sanığa ait Medicana Hospitalstan gönderilen tedavi evrakı ve sanığın muayenesi sonucunda düzenlenen Adli Tıp Kurumunun raporu esas alınmıştır. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamına göre sanığın, olay günü on üç yaşındaki katılan mağdurenin elini tutup öptüğü olayda eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve Mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarının değişmediği, bu nedenle 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde yapılan kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetilerek, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların açıklanan husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hüküm hukuka aykırı bulunmamış, sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2021/665 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.