Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/3988 E. , 2026/539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/663 E., 2022/218 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya inc
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/3988 E. , 2026/539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/663 E., 2022/218 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın elindeki bıçağı katılana göstererek "ya benimle birlikte olursun ya da seni öldürürüm" şeklinde sözler sarf edip katılanın kolundan tutarak öpmeye çalıştığının kabulü ile atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun şekilde yapılan duruşma günü tebliğine rağmen hükümden önce davaya katılmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2024/9-567 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut deliller ve suçun vasfına yönelik yapılan değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile sübutuna ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli oluşturacak şekilde dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurulması ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinde yapılan kontrole göre Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında kıdemli üyenin elektronik ve ıslak imzasının bulunmaması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın, elindeki bıçağı katılana göstererek tehdit edip kolundan tutarak öpmeye çalıştığı kabulüyle sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu düzeltilerek esastan reddedilmiştir. Davaya katılma hakkı bulunan Bakanlık, ilk derece yargılamasında hükümden önce davaya katılmamıştır. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında kıdemli üyenin imzasının bulunmadığı saptanmıştır.
Hukuki İlke: 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca katılma hakkı bulunan Bakanlık, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi gereği hükümden önce davaya katılmadıkça katılan sıfatını kazanamaz ve 260/1. madde gereği hükmü temyize yetkisi bulunmaz. Esasa ilişkin olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2024/9-567 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararı uyarınca sübut ve delil takdirine ilişkin değerlendirmenin duruşmasız yapılması 289/1-h kapsamında kesin aykırılıktır; ayrıca gerekçeli kararda kıdemli üyenin imzasının bulunmaması da hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddi; sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden hükmün bozulması.
Dava Strateji Notu: Katılma hakkı bulunan kurumun hükümden önce usulüne uygun katılmadığı hâllerde temyiz yetkisi doğmayacağından, bu husus karşı tarafın temyizine itirazda kullanılabilir. Gerekçeli kararda üye imzasının eksikliği bağımsız bir usuli bozma nedeni olup, temyizde dosya/UYAP kayıtları üzerinden denetlenmelidir.