Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/4865 E. , 2023/8027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/247 E., 2022/401 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/4865 E. , 2023/8027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/247 E., 2022/401 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.11.2013 tarihli, 2013/7854 Esas sayılı iddianamesiyle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2014 tarihli, 2013/355 Esas, 2014/310 Karar sayılı kararı ile sanığın, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 19 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesini 3 üncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Hükümlerin sanık müdafii ile katılan mağdur vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/978 Esas, 2020/812 Karar sayılı kararı ile;" Tüm dosya kapsamına göre Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen 11.10.2011 günlü raporda mağdurun erken ergenlik (prekoks puberte) tanısı ile takip edildiği, yapılan zeka testinde sınır zeka düzeyinde olduğu, fakat akademik düzeyi, mantıksal becerileri ile sözel ifadesi değerlendirildiğinde klinik olarak Hafif Düzey Zeka Geriliği bulunduğu kanaatına varıldığı belirtilmesine rağmen Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.09.2012 tarihli raporunda “Hafif düzeyde zeka geriliği saptandığı, ruh sağlığının bozulmadığı ancak çocuğun algılama düzeyinin düşük olması nedeniyle çocuğun olayı ve sonuçlarını algılama düzeyinin de yeterli olmadığının da gözönünde bulundurulmasının uygun olacağının bildirilmesi karşısında, mağdurun tedavisine ilişkin tüm evrakın temin edilip, dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar veya kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerine beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli, 2020/111 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararı ile sanığın, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 19 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise Aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesini 3 üncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Hükümlerin sanık müdafii ile katılan mağdur vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07.06.2022 tarihli ve 2021/25219 Esas, 2022/5725 Karar sayılı kararı ile; " Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmaları, olayın intikal şekli ve süresi, tanık beyanları, mağdura ait doktor raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, mağdurun başka delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma üzerine Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli, 2022/247 Esas, 2022/401 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca oy çokluğuyla beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurun aşamalarda istikrarlı beyanda bulunduğu, beyanlarına itibar edileceğine dair rapor alındığı, taraflar arasında husumet bulunmadığı, sanık hakkında üzerine atılı suçlardan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararları verilmesine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıkla mağdurun aynı mahallede oturmaları nedeniyle birbirlerini tanıdıkları, sanığın ilk kez 2010 yılı Ramazan ayında evinin bahçesindeki odunları taşıması bahanesiyle mağduru yanına çağırdığı, mağdura 10 TL karşılığında odunları taşıması teklifinde bulunduğu, mağdurun da kabul ettiği, bunun üzerine odunları odunluğa taşıdığı, sanığın mağdura evindeki banyoda duş alabileceğini söylediği, odunları taşırken terleyen mağdurun sanığın evinin içine girerek banyoya gittiği, duş aldığı sırada sanığın de yanına geldiği, mağdurun vücuduna dokunduğu, sonrasında birlikte banyodan çıkarak odaya geçtikleri, odada sanığın cinsel organını mağdurun kalçasına sokmak suretiyle boşaldığı, bu olaydan sonra farklı zamanlarda sanığın mağduru yanına çağırarak evinde, işlettiği büfede, büfe yakınında boş bina gibi çeşitli yerlerde olmak üzere aynı şekilde mağdurun arkasından vücuduna organını sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, her defasında mağdura para vererek onu psikolojik baskı altına aldığı şeklinde iddia edilen olayda, sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmaları, olayın intikal şekli ve süresi, tanık beyanları, mağdura ait doktor raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, mağdurun başka delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli, 2022/247 Esas, 2022/401 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.