Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/4994 E. , 2023/7415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E., 2022/258 K SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyl
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/4994 E. , 2023/7415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E., 2022/258 K SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli ve 2011/342 Esas, 2014/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli, 2021/21733 Esas, 2021/7930 Karar sayılı ilamı ile ''Sanığın kovuşturma evresindeki mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli, 2021/230 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfı nedeniyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 74 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.03.2023 tarihli ve 9-2023/27011 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan mağdure vekilinin temyizi; katılan mağdurenin on dört yaşında olduğuna, sanığın atılı suçları işlediğine ilişkindir. 2. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi; sanığın katılan mağdurenin yaşını bildiğine, hata hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; '' Mağdure ... ...'in önceki tarihlerde cinsel istismara maruz kalması nedeniyle ... ... Kız yurduna yerleştirilerek devlet koruması altına alındığı, 24/10/2011 günü mağdure ... ...'in arkadaşı ... ... ile ile birlikte yurt idaresinden izin alarak çarşıya gezmeye çıktıkları, mağdure ile arkadaşı gezerken yurda gitmemeye karar verdikleri, çarşıda iken ... isimli kişi ile karşılaştıkları, mağdure, ... ... ve ...'in bir süre gezdikleri, ardından gece kalmak amacıyla sanık ... ...'in evine gittikleri geceyi burada geçirdikleri, ertesi gün geceyi tekrar bu evde geçirdikleri, olay günü mağdurenin duygusal yönden arkadaşlık kurduğu sanık ... ile görüşmek istediği, bu nedenle ... ...'yu aradığı, ... ... ile beraber ...'ın yanına gittikleri, ... ...'nun bir süre sanık ... ile konuştuğu, ...'ın sanığa kızların yurttan kaçtığını kalacak yerlerinin olmadığını söylediği, ardından sanık ...'ın mağdureyi yanına alacağını, tanık ... ...'yı alamayacağını söylediği, bunun üzerine tanık ... ...'nın ... ... ile birlikte oradan ayrıldıkları, saat 21.30 sıralarında sanık ...'ın telefonla tanık ... ...'i aradığı, daha sonra ...'ın yanında ... ... ile birlikte ... ...'in evine gittikleri, sanık ... ve mağdure ... ...'in burada mağdurenin rızasıyla anal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği, ilişki bittikten sonra beraber aynı yatakta uyudukları, ertesi gün yine mağdure ile sanığın mağdurenin rızasıyla anal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, Çorum Devlet Hastanesi'nin 29/10/2011 tarihli Cinsel Saldırı Muayene Raporu'na göre mağdurenin hymen duhule müsait yapıda olduğunu, yeni fiili livata bulgularına rastlandığı, vajinal smear örneğinin direk mikroskopik incelenmesinde ölü ya da canlı sperm hücresine rastlanmadığının rapor edildiği, 28/10/2011 günü sanığın mağdureye hitaben 'sen annenlere git seni merak etmesinler' diyerek mağdureyi evlerine bıraktığı, daha sona polislerin eve geldiği ve ... ... öğretmeni ... ...'in kayıp ihbarından dolayı aranan mağdurenin Emniyet'e götürüldüğü ve başından geçenleri anlattığı, Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde mağdure, sanık ve tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere yukarıdaki oluşta belirttiğimiz şekilde olay tarihinde mağdure ile sanığın karşılıklı rızaya dayalı olarak anal yoldan birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmıştır. Katılan ... ... bozma sonrası 15/11/2022 tarihinde Mahkememizde alınan beyanında; sanıkla 2010 - 2011 yıllarında arkadaşları vasıtasıyla tanıştığını, ilk ilişkiye tanıştıktan bir iki hafta sonra ters yolla girdiğini, devam eden günlerde de birden fazla kez yine ters yolla ilişkiye girdiklerini, o tarihlerde 14-15 yaşlarında olduğunu, ilişkide rızasının olmadığını, sanığın yaşını bildiğini düşündüğünü, okula gelip kendisini aldığını, o tarihte 8. sınıfa gittiğini, yaşını söylediğini hatırladığını, tanıştıktan iki yıl süre boyunca ara ara bir araya geldiklerini, sanığa nüfus cüzdanını göstermediğini beyan etse de; mağdurenin bozma öncesi 29/10/2011 tarihli kolluk beyanında, yaklaşık 1 yıl kadar önce sanıkla tanıştığını ve duygusal yönden arkadaşlık yaptığını, sanık ile rızası doğrultusunda iki kez ilişkiye girdiğini, sanıktan davacı ve şikayetçi olmadığını, beyan ettiği; bozma öncesinde 01/11/2011 tarihli Savcılık beyanında; yargılamaya konu olaya ilişkin olarak olay tarihinde yaklaşık 4 gün boyunca sanıkla kendi rızası ile 4-5 kez anal yoldan ilişkiye girdiklerini, sanıktan kendi rızası ile ilişkiye girdiği için şikayetçi olmadığını, beyan ettiği; mağdurenin Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesince alınan 09/03/2022 tarihli beyanında; sanıkla şikayet öncesinde yaklaşık 4 yıl süren arkadaşlık ilişkisi olduğunu, bu arkadaşlıkları süresinde sanıkla rızası dahilinde birden fazla kez ilişkiye girdiğini, sanığa o tarihlerde 18 yaşından büyük olduğunu söylemediğini, sanığın kendisinin gerçek yaşını bildiğini, sanıkla arkadaşlık yaşayıp cinsel ilişki yaşadığında 14 yaşında olduğunu, sanıkla tanışıp arkadaşlık kurduktan yaklaşık 4 ay sonra rızaen ilk ilişkisini yaşadığını, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Çorum Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün 12/10/2012 tarihli cevabi yazısı ekinde, mağdure ... ...'e ait doğum tutanağına göre, mağdurenin 19/11/1996 tarihinde Çorum SSK Hastanesi Doğumevi'nde doğduğu bu suretle mağdurenin olay tarihi olan 24/10/2011 tarihinde 14 yaşı sonlarında olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... 29/10/2011 tarihli kolluk beyanında mağdure ile 1,5 sene (2010 yılı başları) önce tanıştıklarını, 29/10/2011 tarihli Savcılık beyanında; mağdure ile 1,5 sene önce arkadaşlık yaptığını (2010 yılı başları), o tarihten beri kendisini görmediğini, 29/10/2011 tarihli 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nde beyanında; bundan 1,5 sene kadar önce (2010 yılı başları) 1 hafta mağdure ile birlikte gezdiklerini, o tarihten beri kendisini görmediğini, mağdure ile tanık ... ...'ya yaşlarının kaç olduğunu sorduğunu, mağdure ve tanığın yaşlarının 18'i tuttuğunu söyledikleriini, sanığın 17/05/2022 tarihli Mahkememiz celsesinde beyanında mağdure ile arkadaş ortamında tanıştıktan 1 hafta sonra çıkmaya başladıklarını, yaklaşık 3 hafta kadar sevgili olduklarını, daha sonra ayrıldıklarını, 2-3 hafta kadar hiç görüşmediklerini, ardından olay akşamı mağdureyi gördüğünü, tanıştığında mağdurenin kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini, kendisinin de o şekilde olduğunu tahmin ettiğini, olay tarihinde kendisinin 18 yaşında olduğunu, mağdurenin kendisinden bir kaç yaş küçük olduğunu düşündüğünü, mağdurenin nüfus cüzdanını görmediğini, ilk tanıştıklarında 23 Nisan Ortaokulu'nda okuduğunu söylediğini, ancak kaçıncı sınıf olduğunu, ortaokula mı liseye mi gittiğini detaylı söylemediğini beyan ettiği, sanığın 09/04/2012 tarihli cezaevinden sunduğu savunma dilekçesinde mağdure ile yaklaşık 1,5 yıl önce 1 hafta kadar arkadaşlık kurduğunu, o tarihlerde mağdurenin kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini beyan ettiği görülmüştür. Mağdurenin beyanlarına da yansıdığı üzere olayın ilk sıcaklığında sanığın kendi yaşını bildiğine ilişkin beyanda bulunmadığı, yine kolluk beyanında olaydan bir yıl önce, 2010 yılında tanıştıklarını beyan ettiği, talimat beyanında söz konusu beyanından farklı olarak şikayet tarihinden 4 yıl öncesinde arkadaşlık kurduğunu, sanığın gerçek yaşını bildiğini, ilk cinsel ilişki yaşadığında 14 yaşında olduğunu, yine bozma sonrası Mahkememiz celsesinde 2010-2011 yıllarında tanıştıklarını, ilk ilişkiye tanıştıktan bir iki hafta sonra ters yollar girdiklerini, o tarihlerde 14-15 yaşlarında olduğunu beyan ettiği sanığın bu şekilde mağdure ile tanışıklığına ve ilk ilişkiye girme tarihine ilişkin çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanığın 17/05/2022 tarihli Mahkekemiz celsesinde ve cezaevinden yazdığı 09/04/2012 tarihli savunma dilekçesinde mağdurenin 16 yaşında olduğunu bildiğini beyan ettiği, sanığın bu suretle mağdureyle tanışma tarihi ve yaşı konusunda istikrarlı beyanlarda bulunduğu, Mahkememiz sanığın mağdure ile ilişkiye girdiği tarihte yaşını 16 yaş olarak bildiği yönündeki beyanlarına itibar edildiği, sanık ve Mağdurun tanıştıktan yaklaşık 2 hafta sonra ilişkiye girdikleri, tarafların çocuklukları ya da okul dönemlerini beraber geçirmedikleri, yapılan yargılama sonucunda sanığın bu şekildeki savunmasının aksinin ispat edilemediği, sanığın mağdurun gerçek yaşını bilebilecek kadar birlikte vakit geçirmedikleri , aynı sosyal ortamda büyümedikleri, suç tarihinde mağdurun kayden yaş olarak14 yıl 11 ayının içinde olduğu, bu durumun sanık lehine kabul edilebilir hata olarak değerlendirildiği, bu suretle sanık ile mağdurenin cinsel ilişkiye girdiği tarihte mağdurenin yaşının 15-18 yaş aralığında olduğunun kabulü ile sanığın TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinden faydalandırılması gerektiği, böylelikle sanığın 15-18 yaş arasında olduğunu bildiği mağdure ile mağdurun rızası dahilinde birden fazla kez anal yoldan ilişkiye girdikleri, ancak sanığın mağdureye yönelik cebir, tehdit ve hileye yönelik bir eyleminin de söz konusu olmadığı bu haliyle sanığın eyleminin TCK 104/1 maddede düzenlenen "reşit olmayanla cinsel ilişki" suçunu oluşturduğu, söz konusu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu, sanığın üzerine atılı suç yönüyle şikayet hakkının mağdurede olduğu, mağdurenin kolluk marifetiyle alınan 29/10/2011 tarihli beyanı ile 29/10/2011 tarihli savcılık beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, yine beyan tarihinde 16 yaşı içerisinde olduğu 15.12.2011 tarihli Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinde talimatla alınan beyanında, mağdurenin olaydan dolayı sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, mağdure ... ... 15/11/2022 tarihli Mahkememiz celsesinde sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etse de; şikayetten vazgeçmeden vazgeçme durumunun da mümkün olmadığı anlaşıldığından, "reşit olmayanla cinsel ilişki" suçundan ötürü sanık hakkında açılan ve dönüşen kamu davasının TCK 104/1, 73/4 ve CMK 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir. Sanık hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan açılan kamu davasında yönünden yapılan değerlendirmede ise; TCK'nın 109. maddesinde belirtilen "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunun unsurlarının bir kimseyi cebir, tehdit veya hile ile hukuka aykırı olarak bir yere gitmek ya da bir yerde kalmak ve hürriyetinden yoksun bırakmak olduğu, Mahkememizin yukarıda ele alınan oluş ve kabulüne göre mağdurenin aşamalarda alınan beyanında sanığın yanına rızası ile gittiği ve söz konusu cinsel ilişki süresince sanığın yanında rızası dahilinde kaldığını beyan ettiği, mağdurenin sanığın yanında kaldığı süre boyunca, sanığın mağdureye yönelik cebir, tehdit ve hileye yönelik bir eyleminin de söz konusu olmadığının mağdure ve sanığın anlatımlarıyla da sabit olduğu, sanığın mağdurun yaşında hataya düştüğünün anlaşıldığı, olayda suçun unsurlarından olan cebir, hile yada tehdidinde bulunmadığı hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, söz konusu olayda "kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçunun unsurlarının oluşmadığı kanaatiyle sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. ... aşamalarda yapmış olduğu savunmalarında mağdure ile aynı evde kaldıklarını, mağdure ile aynı yatakta uyuduklarını ancak mağdure ile cinsel ilişkiye girmediklerini belirterek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; mağdure aşamalardaki tutarlı bir şekilde anlatımında sanık ile duygusal arkadaşlıklarının olduğunu, sanık ile aynı evde kaldığını, sanık ile rızası ile birden fazla kez anal yoldan ilişkiye girdiğini, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmiştir. Tanık ... beyanlarında mağdure ile sanığın aynı evde kaldıklarını ancak cinsel istismar olayına tanık olmadığını belirtmiştir. Çorum Devlet Hastanesi'nin 29/10/2011 tarihli raporuna göre mağdurede fiili livata bulgularının varlığı yönünde tespitler yapıldığı anlaşılmıştır. Mağdurenin aşamalarda sanıkla ilişkiye girdiğine ilişkin çelişki arzetmeyen ve tutarlı beyanları, tanık anlatımları, sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmaları, mağdurede fiili livata bulgularının adli muayene raporuyla tespit edilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın mağdure ile ilişkiye girmediği yönünden beyanlarına itibar edilmemiş, Mahkememiz kabulüyle de sabit olduğu üzere sanığın mağdurenin yaşını 16 olarak bildiği yönündeki beyanına ise; mağdurenin bu konudaki çelişkili beyanları ve sanığın mağdurenin yaşına ilişkin istikrarlı beyanları değerlendirilerek sanığın TCK'nın 30. maddesinde yer alan hata hükümlerinden faydalandırıldığı anlaşılmakla, suretiyle sanığın bu yönlü beyanlarına itibar edilmiştir. '' şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.01.2012 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli, 2021/230 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli, 2021/230 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.