İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/5024 Karar: 2024/2452 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/5024 K.2024/2452

9. Ceza Dairesi 2023/5024 E. , 2024/2452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/379 E., 2021/1006 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/379 Esas, 2021/1006 Karar sa

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/5024 E. , 2024/2452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/379 E., 2021/1006 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/379 Esas, 2021/1006 Karar sa

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/5024 E. , 2024/2452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/379 E., 2021/1006 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/379 Esas, 2021/1006 Karar sayılı kararı ile Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/6928 Esas, 2021/2304 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/338 Esas, 2018/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.05.2018 tarihli ve 2018/1101 Esas, 2018/851 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 12.02.2019 ve 2018/8227 Esas, 2019/2609 Karar sayılı kararı ile "Suç tarihi itibariyle on yaşı içerisinde bulunan mağdure ile tanık Ecrin'in aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yer alan sübuta ilişkin deliller ile dosya içeriğinin çelişmesi karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 230/1-b. maddesine uygun düşmeyen gerekçeyle kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine, yazılı şekilde vaki başvurunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanunun 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/780 Esas, 2019/1820 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve ikinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/6928 Esas, 2021/2304 Karar sayılı kararı ile "Suç tarihinde on yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalarda kısmen farklılık gösteren ifadeleri, eylemi gördüğünü söylediği kardeşi Ecrin'in bu hususa ilişkin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma, tanık anlatımları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında, mahkumiyet kararının yerinde olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/379 Esas, 2021/1006 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararının sübuta yönelik olması ve Mahkemece uyulmakla suç vasfını değiştirerek yeni bir hüküm kuramayacağına, Mahkemece iddia edilen olayı mağdurenin kardeşinin gördüğü hususunun çelişkili bulunduğunun kabul edildiğine, katılan tarafın iddialarını genişlettiğine, mağdurenin taciz edildiğini iddia etmesine rağmen bağırmadığına, babasına anlatmadığına, sanığın mağdureyi babasının yanında taciz etmeye devam etmesinin mümkün olmadığına, olay yerinde bulunanların olayı doğrulamadığına, mağdurenin soyut ve esaslı çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, sanığın iddia edilen suçu işlemediğine ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Eylemin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, mağdurenin aşamalarda çelişkili olmayacak şekilde cinsel içerikli eylemleri anlattığına, sanığın dokunduğunu ifade ettiğine ve eve gider gitmez olayı annesine anlattığına, cezanın üst hadden verilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/6928 Esas, 2021/2304 Karar sayılı kararındaki gerekçelerle yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/6928 Esas, 2021/2304 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,19.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla