Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/5861 E. , 2023/5072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/367 E., 2023/336 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yöneli
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/5861 E. , 2023/5072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/367 E., 2023/336 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararı ile sanığın; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2023/367 Esas, 2023/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan mağdur ve katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2023 tarihli ve 9-2023/37319 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurun kendi içerisinde çelişkili beyanları haricinde mahkumiyetine yeterli somut delil bulunmadığına, Mahkeme heyetine karşı saygılı tutum içinde olup zabıtlara herhangi bir olumsuz özelliği yansımayan sanık hakkında kanundaki bir takım soyut ibareler tekrarlanmak suretiyle yeterli gerekçe ortaya konulmadan takdiri indirim maddesinin uygulanmadığına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Atılı suçtan sanık hakkındaki temel cezanın alt hadden tayini, zincirleme suç nedeniyle sanığın cezasında gerekli artırımın yapılmaması ile duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmolunmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. C. Katılan Mağdur ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Zincirleme suç nedeniyle sanığın cezasında gerekli artırımın yapılmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu olayın; "Tam olarak belirlenemeyen bir tarihte (2020 yılı içinde) mağdur ... ...'ın babasının evinde televizyonlu odada sanık olan dedesi ... ile birlikte bulunduğu sırada sanığın mağdura pantolonunu açıp yüz üstü yatmasını söylemesi üzerine mağdurun istenilen şekilde yatması sonrasında sanığın alt kıyafetlerini indirip cinsel organını çıkararak mağdurun üzerine çıkarak cinsel organını mağdurun poposuna sürtmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, sanığın eylemini aynı gün içerisinde biri sabahleyin ve diğeri akşama doğru olmak üzere iki defa gerçekleştirdiği" şeklinde meydana geldiği kabul edilmiş, Yine Mahkemece; "Mağdur ...'ın soruşturma aşamasında Çocuk İzleme Merkezinde (ÇİM) alınan beyanına göre olaya ilişkin anlatımları, olayın adli makamlara intikal etmesinden önce mağdur ...'ın sanığın kendisine yönelik cinsel istismar suçuna vücut veren eylemlerini ilk başta babası olan ...'a anlatması, ...'ın babası olan sanığa tepki göstermesi ve sonraki süreçte mağdur ... ile babası olan sanığı yalnız bırakmamaya gayret göstermesi ve bu hususun aşamalarda ...'ın beyanları ve mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanı ile sabit olması, sonraki süreçte çocuğu olan mağdurdaki değişimleri gözlemleyen mağdurun annesi katılan ...'in mağdur ... ile konuşması üzerine mağdurun dedesi olan sanık tarafından poposunun açıldığını ve dedesi ile karı kocalık oynadığını beyan etmesi, mağdur ...'ın soruşturma aşamasında ÇİM'de alınan beyanı esnasında sanığın kendisine yönelik eylemine ilişkin anlatımda bulunurken sıklıkla utandığını belirtmesi ve eli ile yüzünü kapatması, olayın ortaya çıkış şekli, sanığa iftira atmasını gerektirir mahiyet ve derecede aralarında bir husumet veya başkaca bir nedeni bulunmayan mağdurun detay içeren ve oluşa uygun beyanları, adli görüşme ve değerlendirme raporu, adli ön görüşme raporu birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmalarının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmekle, itibar edilmemiş, sanığın katılan ... ve oğlu ...'a ilişkin olarak husumet olarak ileri sürdüğü hususların kendisini suçtan kurtarmaya yönelik iddialar olduğu değerlendirilmiş tüm bunlara göre olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun ifadesi ile olay örgüsündeki tutarlılık göz önüne alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmüştür. Sanığın cinsel organını ve mağdurun poposunu açarak, mağdurun üzerine uzanarak cinsel organını mağdurun poposuna sürtmek şeklindeki eylemlerinin ani ve kesintili şekilde gerçekleşmediği cihetle eylemin sarkıntılık düzeyini aştığı ve TCK'nın 103/1-1. cümlesi kapsamında kaldığı kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak sanığın on iki yaşını tamamlamamış olan çocuğa yönelik sarkıntılık düzeyini aşan basit cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğundan TCK'nın 103/1-3.cümlesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. Suçun dede tarafından işlenmesi nedeniyle verilen cezanın TCK'nın 103/3-c maddesi uyarınca yarı oranında artırılmıştır. Somut olayda sanığın olay tarihinde aynı evde tüm gün birlikte kaldığı torunu olan mağdura aynı gün içerisinde farklı zamanlarda cinsel istismar eyleminde bulunduğu anlaşılmış ise de, mağdur üzerindeki hakimiyetinin kesintiye uğramaması, zaman ve mekan kopukluğu bulunmadığı dikkate alındığında şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK 43. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sanığın suç nedeniyle herhangi bir pişmanlık duymaması, Mahkemeye yardımcı olmayan tutum ve davranışları nedeniyle sanık hakkında takdiren TCK 62/1 maddesi gereğince cezasından indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir." gerekçesine binaen sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan yukarıda "HUKUKİ SÜREÇ " başlığı altındaki 1. nolu kısımda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulurken sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımayan "Sanığın suç nedeniyle herhangi bir pişmanlık duymaması, mahkemeye yardımcı olmayan tutum ve davranışları" şeklindeki yetersiz gerekçeyle söz konusu maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedene istinaden sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2023/367 Esas, 2023/336 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.