Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/5889 E. , 2023/5380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/440 E., 2023/63 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 nc
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/5889 E. , 2023/5380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/440 E., 2023/63 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2020 tarihli ve 2020/80 Esas, 2020/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/1196 Esas, 2020/1076 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar vermiştir. 3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/19565 Esas, 2022/4479 Karar sayılı kararı ile "Mağdur hakkında Batman Adli Tıp Kurumu ve Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği hususu belirtilmişse de; mağdurun tutanaklara yansıyan mahkeme ifadelerindeki tutum ve davranışları nazara alındığında, raporlar ile mağdurun gözlenen halinin çeliştiği anlaşıldığından, suç tarihi itibarıyla mağdurda herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bundan dolayı maruz kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, fiile karşı beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı, mevcut rahatsızlığının hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan ayrıntılı ve açıklayıcı rapor aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mevcut raporlarla yetinilip, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/440 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.04.2023 tarih 9-2023/40253 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin ifadelerinin kendi içerisinde çelişki olduğuna, mağdurenin genital muayene ve moleküler biyolojik inceleme raporlarının sanık lehine olduğuna, mağdurenin beyanlarında sanığın kendisiyle vajinal yoldan birlikte olduğunu beyan etmesine karşın raporda herhangi bir bulgunun olmadığına, mağdurenin adli tıptan alınan raporlarında, mağdurenin kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceğinin belirtildiğine, sanığın olay tarihinde mağdureyi ilk kez gördüğünün dosya kapsamından açıkca anlaşılması karşısında mahkemenin bu hususta herhangi bir değerlendirme yapmadığına ve açıklanan nedenlerle sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda kendisinde hafif mental retardasyon olan mağdurenin annesi ile birlikte gittiği düğünde bulunduğu esnada sanığın, mağdureyi dışarı çağırarak mağdureye sarıldığı, mağdurenin cinsel bölgelerine dokunduğu, vajinal yoldan mağdure ile birlikte olduğu ve cinsel organını mağdurenin ağzına soktuğu iddiasıyla açılan dava sonucu yapılan yargılamada; sanığın atılı suçlamaları inkar ettiği, ancak mağdurenin samimi ve tutarlı beyanlarının olduğu, mağdurenin olay anlatımı ile kamera görüntülerinin uyumlu olduğu, mağdurenin annesinin beyanlarında, kızı yanına geldiğinde elbisesinin ters giyilmiş olduğunu farkettiğini ifade ettiği ve diğer delillerin mağdurenin anlatımını doğruladığı anlaşılmakla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir. Mağdurenin kurgulamayacak kadar detaylı beyanlarında, sanığın cinsel organını ağzına soktuğuna dair anlatımları dikkate alınmakla; mağdurenin sanığın cinsel organını kendi cinsel organına koydu şeklindeki beyanında bir netlik olmadığı, alınan Adli Tıp raporunda mağdure ile cinsel birleşmenin vajinal yada anal yoldan olmadığı anlaşılmakla, mağdurenin sanığın ağzına cinsel organını soktuğu yönündeki beyanlarına itibar edilmiştir. Dosya içerisinde bulunan görüntülerin Mahkemece incelendiği, görüntü inceleme tutanağı ile görüntülerin uyumlu olduğu, sanık ile mağdurenin kamera görüş açılarına girdikleri, sanığın mağdurenin göğsünden öptüğü, bu sırada mağdurenin sanığı eli ile iteklediği, sanık ile mağdurenin yanyana bazen elele yürüdükleri, sanığın eline mağdurenin omzuna attığı tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kurulu raporuna göre; suç tarihi itibarıyla mağdurda Hafif Derecede Zeka Geriliği saptandığı, tespit edilen bu zeka geriliği ile olay tarihindeki yaşı birlikte değerlendirildiğinde, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede bulunduğu, bu duruma göre Nojin'in 16.11.2018 tarihinde mağduru bulunduğu olayda, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği, beyanlarına itibar edilebileceğine dair rapor düzenlendiği görülmüştür. Sonuç olarak; sanığın eylemini gerçekleştirmek için mağdureyi boş bir inşaat alanına götürdüğü, eylemini burada mağdureyi zorlayarak gerçekleştirdiği, sanığın eylemini mağdurenin vücuduna organ sokmak şeklinde gerçekleştirdiği, anlaşılmakla; sanığın nitelikli cinsel istimar suçunu işlediği kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, bu kapsamda sanığın, Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kurulu tarafından kendisinde hafif derecede zeka geriliği saptalanan ve mevcut olan bu zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği belirtilen mağdureye yönelik işlediği kabul edilen eylemler sırasında, mağdurenin iradesini ortadan kaldıracak surette olan ve zor unsuru içerisinde değerlendirilebilecek hareketlerinin nelerden ibaret olduğunun denetime imkan verecek şekilde açıklanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 inci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede hükmün onanmasını isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve 2022/440 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.