İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/616 Karar: 2023/2269 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/616 K.2023/2269

9. Ceza Dairesi 2023/616 E. , 2023/2269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkr

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/616 E. , 2023/2269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkr

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/616 E. , 2023/2269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre İlk Derece Mahkemesi kararlarında temyiz süresinin bir hafta olduğu nazara alındığında sanık müdafiinin tefhimle işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 23.11.2022 havale tarihli dilekçeyle hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun annesi ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurunun anne ile baba olması karşısında, katılan Bakanlık vekilinin anılan suçtan kurulan hükme yönelik temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek katılan Bakanlık vekilinin temiyiz istemine yönelik incelemenin reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.07.2013 tarihli ve 2013/462 numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli ve 2013/244 Esas, 2014/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında a) Çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemleri bütün halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi eylemi çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 3. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli ve 2013/244 Esas, 2014/88 Karar sayılı kararının katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/11807 Esas, 2021/9313 Karar sayılı kararı ile hükümlerden sonra yürürlüğe giren basit yargılama usulüne dair kanuni düzenleme gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma ilamına uyulmasının ardından basit yargılama usulü tatbik edilerek kurulan hükümlere katılanlar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında a) Çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemleri bütün halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi eylemi çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.01.2023 tarihli ve 9-2022/154291 sayılı, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermemesi nedeniyle vaki temyiz isteminin reddedilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında tayin edilen temel cezaların teşdiden belirlenmesi, sanığın iddianamede belirtilen sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması ve herhangi bir indirim yapılmadan hükümler kurulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın mağdureye yönelik cinsel eylemlerinin ... dışı gerçekleştiğine, her iki suç için üst hadden temel cezanın tayin edilmesi, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Temyiz isteminin süresinde olmadığı tespit edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkeme, "...sanık ... *****'ın suç tarihinde 15 yaşını dolduran katılan ... ***** ile daha önceden tanıştıkları ve sosyal paylaşım sitesi olan facebook üzerinden arkadaşlıklarını ilerlettikleri, olay tarihinden kısa bir süre önce katılan ...'nin evden kaçarak sanık ...'un yanına gittiği ve sanık ... ile birlikte kalmaya başladığı, her ne kadar sanık ... *****'ın bu süre içerisinde katılanın isteği dışında katılana birden fazla kez zorla nitelikli cinsel istismarda bulunduğu iddia edilmiş ise de, olayın oluş şekli, katılan ve sanık anlatımları ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, cinsel ilişkinin katılan ...'nin rızasıyla gerçekleştiği kanaatine varıldığı, ancak katılanın olay nedeniyle şikayetçi olması nedeniyle sanık ... *****'ın katılan ... ile cinsel ilişki eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu..." şeklindeki kabulüyle sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine karar vermiştir. 2. Mahkeme, "...katılan ...'nin 15 yaşından büyük olduğu, alıkoymanın rızaya dayalı olduğu, ancak sanığın katılanın velisinin rızası dışında katılanı alıkoyduğu, eyleminin kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili mercileri haberdar etmeksizin yanında tutmak suçunu oluşturduğu..." şeklindeki kabulüyle sanığın çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1. 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre İlk Derece Mahkemesi kararlarında temyiz süresinin bir hafta olduğu nazara alındığında sanık müdafiinin tefhimle işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 23.11.2022 havale tarihli dilekçeyle hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Tebliğnamedeki ret isteyen düşünceye farklı gerekçeyle iştirak edilmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun annesi ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurunun anne ile baba olması karşısında, katılan Bakanlık vekilinin anılan suçtan kurulan hükme yönelik temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. C. Katılanlar Vekilinin Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ve Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması; Katılan Bakanlık Vekilinin Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 1. Temyizin kapsamına göre mahkemenin kararı yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümlerde; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın kastının ağırlığı, mağdurenin on beş yaşını yeni doldurmuş olması göz önüne alınarak reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan temel cezanın 1 yıl; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın kastının ağırlığı göz önüne alınarak çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan temel cezanın 6 ay olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde tadadi şekilde sayılan sebeplerden biri olan ve dosya kapsamıyla da örtüşen "...cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında takdiri indirim hükmü uygulanarak kurulan hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Sanık hakkında basit yargılama usulüne göre verilen hükme karşı katılanlar vekilinin itirazı üzerine mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince aynı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca basit yargılama usulü sırasında yapılan indirimin korunması suretiyle kurulan hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi ile Katılan Bakanlık Vekilinin Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A ve B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılanlar Vekilinin Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ve Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçları ile Katılan Bakanlık Vekilinin Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla