İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6328 K.2023/5104

Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun savunmasında sadece, en fazla sarkıntılık düzeyinde kalmış tek bir eylem anlatımı olduğunun nazara alınmadığına, anlatılan eylemin cinsel içerikli olarak dahi nitelendirilemeyeceğine,…

Esas2023/6328Karar2023/5104Tarih13 Eylül 2023Okuma6 dk · 1.158 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2023/6328 E., 2023/5104 K.

Karar tarihi
13 Eylül 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2023/295 E., 2023/233 K
Suç
Çocuğun cinsel istismarı
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/375 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2023/295 Esas, 2023/233 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği

Karar Detayı

1.158 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun savunmasında sadece, en fazla sarkıntılık düzeyinde kalmış tek bir eylem anlatımı olduğunun nazara alınmadığına, anlatılan eylemin cinsel içerikli olarak dahi nitelendirilemeyeceğine, mağdurenin eyleme dair değerlendirme yapabilecek bilişsel gelişime sahip olmadığının psikolog görüşünde de belirtildiğine ve yaşı da nazara alındığında beyanına itibar edilmemesi gerektiğine, suç vasıflandırılmasının hatalı yapıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınmadığına, tanıkların görgüye dayalı beyanlarının olmadığına, temsil kayyımının şikayetçi olma hakkı bulunmadığına,

suça sürüklenen çocuğun öncelikle beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. A.

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on iki yaşından küçük mağdurenin ağabeyi olduğu halde ikametlerinde bulundukları sırada cinsel organını yaşı küçük mağdurenin ön özel bölgesine ve poposuna bastırdığı ve değdirerek vurduğu gibi yine yaşı küçük mağdurenin üzerinde kıyafetleri varken poposuna, yanağına, ön özel bölgesine eliyle dokunduğu, bu şekildeki eylemlerini muhtelif tarihlerde toplamda beş kez tekrarlayarak kastını teselsül ettirdiği, suça sürüklenen çocuğun müsnet eylemleri gerçekleştirirken yaşı küçük mağdurenin eline oyalanması için cep telefonunu verdiği,

yaşı küçük mağdurenin ağabeyi olan suça sürüklenen çocuğun kendisine yönelik eylemlerini öğretmeni Derya'ya ve annesine anlatması üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında adli soruşturmanın başlatıldığı.

2. Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarında atılı suçu tevil yollu ikrar ettiği, suça sürüklenen çocuğun iddia olunan eylemler tarihinde on beş- on sekiz yaş grubu arasında bulunduğu, yaşı itibariyle Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bireysel özellikleri hakkında Mahkemece yapılan gözlem ve incelemede; işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiği kanaatine varıldığından, suça sürüklenen çocuk yönünden takdiren sosyal inceleme raporu alınmadığı,

mağdurenin soruşturma aşamasında psikolog ve avukat eşliğinde alınan beyanında suça sürüklenen çocuğun cinsel organını çıkarmak suretiyle kendi cinsel bölgelerine (popo ve ön özel bölge) dokundurduğunu ancak cinsel organını sokmadığını belirttiği, mağdure hakkında Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 25.04.2022 tarih ve 2022/15061 sayılı raporunda; ''Çocuğun olay tarihi itibariyle yaşı, fiziki ve ruhsal gelişimi gözönüne alındığında.

01.01.2022 tarihinde maruz kaldığı iddia edilen "Çocuğun Cinsel İstismarı" eylemine karşı beden ve ruh bakımından bir yetişkine karşı kendisini savunabilecek durumda olmadığı, beyanlarına itibar edilmesini engelleyecek mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığı" kanaatinin bildirildiği,

3. Netice itibariyle; olayın oluşu, suçun ortaya çıkış şekli, mağdure ve şikayetçilerin beyanları, tanık anlatımı ve 21.04.2022 tarihli tutanak içeriği, suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektiren bir nedeni bulunmayan mağdurenin yer/zaman/sebep-sonuç ilişkisi belirtilerek dile getirdiği beyanları göz önüne alındığında, mağdurenin beyanlarının samimi olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle ve suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrarı ile örtüşen bu beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

4. Böylece; suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde on iki yaşından küçük olan mağdurenin poposuna ve ön özel bölgesine sürtünmesi ile cinsel arzusunu tatmin edebilmek amacıyla mağdurenin vücut dokunulmazlığını ihlal ettiği, cinsel nitelikteki hareketlerini ısrarla devam ettirdiği, eylemlerinin ani, kesiklik gösteren nitelikte olmayıp belli bir süre devamlılık arz ettiği, suça sürüklenen çocuğun suça konu bu eylemleri sırasında organ sokma yahut tehdit ve cebir kullandığına dair dosya muhteviyatında aleyhine bir delil olmadığı, bu haliyle eylemin basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu göz önüne alınarak;

suça sürüklenen çocuğun mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, dosyada mevcut nüfus kayıtlarında görüleceği üzere mağdurenin eylem tarihinde on iki yaşından küçük olduğu nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve üçüncü cümle hükümleri uyarınca cezalandırılması cihetine gidildiği, suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar suçunu, öz kardeşi olan mağdureye karşı işlediğinden cezasında yarı oranında artırım yapıldığı,

mağdurenin beyanında eylemin beş kez olduğunu belirttiği, suça sürüklenen çocuğun savunmalarında ise eylemin üç kez olduğu yönünde beyanda bulunduğu, buna göre eylemin kaç kez tekrarlandığı hususunda çelişki oluşmuş ise de taraf beyanlarının eylemin birden fazla kez gerçekleştiği konusunda örtüştüğü, bu haliyle de her ne kadar suça konu eylem sayısı net olarak tespit edilememiş ise de suça sürüklenen çocuğun suça konu eylemi birden fazla kez işlediği sabit olduğundan,

eylem sayısındaki bu belirsizlik tekerrür hükümleri gereğince uygulanacak ceza arttırım oranında suça sürüklenen çocuğun lehine yorumlanarak cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapıldığı ve hukuki süreçte belirtildiği şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. B.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği kabul edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından,

5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

20. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2023/295 Esas, 2023/233 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. III. Olay Ve Olgular
  4. IV. Gerekçe
  5. V. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6328
Karar No
2023/5104
Tarih
13 Eylül 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6327 K.2024/4102
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6312 K.2025/8777
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6306 K.2023/5012
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6303 K.2023/4729
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6302 K.2025/2553
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6297 K.2023/5022

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.