Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/7318 E. , 2023/8165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/216 E., 2023/335 K. SUÇLAR :Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık hakkında
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/7318 E. , 2023/8165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/216 E., 2023/335 K. SUÇLAR :Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarından kurulan hükümler yönünden;İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası, 5 gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 ncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 13.03.2023 tarihli ve 2023/216 Esas, 2023/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın fiziksel yapı itibariyle on beş yaşından büyük gösterdiğinden ötürü mağdurenin yaşını on altı olduğunu bilerek, duygusal bir ilişki yaşadığına, ayrıca mağdurenin ve annesi ...’nin beyanlarından sanığın mağdurenin yaşını bilmediği ve bilebilecek durumda olmadığının da açıkça anlaşıldığına, tarafların çok sık bir araya gelmediklerine, bir araya gelme gerekçelerinin dosya kapsamında alınan beyanlardan da anlaşılacağı üzere genellikle cinsel ilişki amaçlı olduğuna, sanığın ilk aşamadan beri samimi olarak cinsel ilişkiye girdiğini kabul ettiğine ancak dosyaya sundukları mağdurenin yaşını sosyal medya hesaplarında ve yazışmalarında büyük gösterdiği ve yazdığına dair deliller de dikkate alınarak, sanığın mağdurenin yaşına ilişkin bu hatasından yararlanması gerektiğine, ayrıca mağdure ve ailesinin şikayetleri olmadığına, sanık aleyhine kişi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından yapılan hukuki değerlendirme ve ceza tayininin de hatalı olduğuna, cinsel amaçlı da olsa başka bir amaçla da olsa buluşma için belirledikleri yere mağdurenin kendi rızasıyla gelip gittiğine, sanık aleyhine müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak suçundan verilen cezanın da hatalı olduğuna, telefon inceleme tutanağında cezaya konu görüntünün kesin bir şekilde mağdure olduğunun tespit edilemediğine, ayrıca bu görüntülerin mağdure tarafından çekilip sanığa gönderildiğine, mağdurenin kendi fotoğraflarını çekip gönderdiği gibi cinsel ilişki sırasındaki görüntülerinde mağdure tarafından çekilmiş olmasının mümkün olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mahkemece iddia, sanığın mağdure ile birden fazla defa cinsel ilişkiye girdiğine dair aşamalardaki değişmeyen savunmaları, mağdurenin genital muayenesinde hymende saat kadranı 12'de eski yırtık olduğu, organ veya sair cisim sokulduğuna dair 10 günden eski kesin bulgu saptandığına yönelik raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ile mağdurenin Kumluca da yaşadığı ve 4 yıl önce tanıştıkları ve sevgili oldukları, bir süre sonra önce anal yoldan sonraki süreçte de vajinal yoldan birden fazla kez cinsel ilişki yaşadıkları anlaşılmış, mağdurenin tüm cinsel ilişkiler sırasında on beş yaşından küçük olması nedeniyle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın mağdureye yönelik eylemlerini cebir veya tehdit kullanarak gerçekleştirdiği hususunda, sanığın tüm aşamalarda mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdiklerine dair birbiriyle uyumlu savunmaları göz önüne alındığında mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil olmadığından aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış, mağdure ve sanık beyanlarına göre eylemin birden fazla kez olduğu anlaşıldığından aynı Kanun'un 43 üncü maddesince artırım yapılmıştır. Mağdurenin hastane doğumlu olup suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olması, Kumluca Devlet Hastanesinin 19.10.2021 tarihli raporu ile kemik yaşının 14-15 yaş ile uyumlu olduğunun tespit edilmesi, ilk ve son cinsel ilişkinin gerçekleştiği belirtilen tarihler itibariyle 15 yaşından küçük olması, sanık ve mağdure beyanları ile sabit görüldüğü üzere sanık ile mağdurenin 4 yıllık tanışıklıklarının ve duygusal arkadaşlık ilişkilerinin bulunması, mesajlaşmak ve buluşmak suretiyle sık sık görüşmeleri, sanığın mağdurenin yaşını anlayabilecek kadar birlikte vakit geçirmeleri, sanığın 12.10.2021 tarihli ilk beyanında yaş hususundan bahsetmemesi, sanığın yaşı, sosyal ve kültürel durumu dikkate alındığında mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu anlayabilecek durumda olması, sanık ile mağdurenin yaşadığı bölgenin yapısı itibariyle sanığın, mağdurenin onbeş yaşından küçük olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmaması hususları dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata halinin uygulanma şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. 2. Sanığın, yaşı itibariyle hukuken geçerli bir rızası bulunmayan 15 yaşından küçük olan mağdureyi birden fazla defa farklı yerlere çağırdığı, insan yoğunluğunun olmadığı bölgelerde mağdureye karşı nitelikli cinsel eylemini gerçekleştirdiği anlaşılan olayda, sanığın çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilmiştir. 3. 12.11.2021 tarihli telefon inceleme tutanağı ile 24.08.2021 tarihli saat 06.47 sıralarında mağdure çocuğun üzeri tamamen çıplak bir şekilde otluk arazide yatar pozisyonda olduğuna dair görüntü, 04.10.2020 tarihi saat 17.43 sıralarında otluk arazide sanığın cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiğine dair görüntü, 12.12.2020 tarihi saat 18.26 sıralarında, mağdurenin iç çamaşırını çıkarak vajina bölgesini okşadığına dair görüntünün sanığın cep telefonunda bulunduğunun tespit edildiği, sanık görüntüleri mağdurenin kayıt altına aldığını savunmuş ise de mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanlarında görüntüleri sanığın kayda aldığını beyan etmesi, mağdure ile sanık arasında iftira atılmasını gerektirecek derecede dosyaya yansımış ve tespit edilmiş bir husumetin bulunmaması, görüntülerin sanığın cep telefonunda tespit edilmiş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın savunmasına itibar edilmemiş, sanığın mağdureye karşı cinsel istismar eylemi görüntülerini kayda aldığı eylemi, mağdurenin suç tarihinde 15 yaşını ikmal etmemesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi dikkate alındığında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilmemiş, sanığın eylemi "Çocukların kullanıldığı görüntüleri üretmek suretiyle müstehcenlik" suçu olarak kabul edilerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılmasına, eylemini birden fazla kez gerçekleştirmesi nedeniyle aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında reddine karar vermek gerekmiştir. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2023/216 Esas, 2023/335 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.