Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/939 E. , 2023/6197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/250 E., 2022/316 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Mağdur vekili, Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama Mağdurun şikâyetçi olmaması sebebiyle, mağdur
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/939 E. , 2023/6197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/250 E., 2022/316 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Mağdur vekili, Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama Mağdurun şikâyetçi olmaması sebebiyle, mağdur vekilinin temyiz hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma iradesinde bulunduğu ve hükmü temyiz ettiği görülmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/6, 43/1, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen 10.11.2022 gün ve 2022/250 Esas, 2022/316 Karar sayılı karar ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103/1-a maddesi yollamasıyla 103/1-1. cümlesi, 62/1, 53. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sarkıntılık düzeyini aşan çocuğun cinsel istismarı eylemi nedeniyle lehine olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. cümlesi uyarınca sanık hakkındaki temel cezanın en az 8 yıl hapis yerine 5 yıl hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksık ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bir kısım temyiz istemlerinin reddi ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edildiğine, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV.KARAR A. Katılan Mağdur Vekili ile Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Bozma öncesi yapılan yargılamadaki 13.05.2010 tarihli duruşma sırasında on sekiz yaşı içerisinde bulunan mağdurun bu duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını belirtmesi karşısında, mağdura baroca atanan zorunlu vekilinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığının ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, vaki temyiz taleplerinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen 10.11.2022 gün ve 2022/250 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararda, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.