İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/9574 Karar: 2023/8146 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/9574 K.2023/8146

9. Ceza Dairesi 2023/9574 E. , 2023/8146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2300 E., 2023/46 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/9574 E. , 2023/8146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2300 E., 2023/46 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/9574 E. , 2023/8146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2300 E., 2023/46 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 21.03.2022 tarihli iddianamesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten kamu davaları açılmıştır. 2. Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/146 Esas, 2022/106 Karar sayılı kararıyla kamu davalarının birleştirilmesine karar verilmiştir. 3. Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/115 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.01.2023 tarihli ve 2022/2300 Esas, 2023/46 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Gerekçenin yeterli ve usulüne uygun olmadığına, yetersiz delillerle ve eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın soruşturma aşamasındaki savunmalarının usulüne uygun alınmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gerekçenin yetersiz olduğuna, dosya kapsamında mağdurenin soyut, çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, somut delil olmadığına, masumiyet karinesinin nazara alınması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, katılan mağdure ve katılan beyanları ve tanık anlatımları, pedagog raporu, katılan mağdureye ait doktor raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılan mağdurenin hazırlık aşamasında alınan beyanında özetle, (...) annesi ve üvey babası olan sanık ile yaşadığını, ilk olayın 12.06.2021 tarihinde sabah saatlerinde saat dokuz-on civarında evde odasında tek başına uyurken olduğunu, bu esnada üvey kardeşinin yan odada uyuduğunu, annesinin işte olduğunu, annesinin işe gittiği sırada üvey babası Sinan'ın eve geldiğini, kendisi uyurken üvey babasının odasına girip yanına yattığını ve bundan haberinin olmadığını, gece geç yattığı ve uykusunun ağır olması sebebiyle kolay kalkamadığını, hatırladığı kadarıyla üvey babasının kendisine dokunmasıyla uyandığını, uyandığı gibi göz göze geldiklerini, şaşırdığını, hemen yataktan çıkıp lavaboya gittiğini ve ağlamaya başladığını, sanığın kendisiyle hiç konuşmadığını, lavaboda kapıyı kilitlediğini ve ağlamaya devam ettiğini, sanığın kapının önüne gelerek pişman olduğunu söylediğini ve özür dilediğini sonrasında odasına giderek kapıyı kapattığını, lavabodan çıkarak odasına döndüğünü ve kardeşinin uyandığını, annesinin işte olması nedeniyle kardeşine kendisinin baktığını, kardeşinin olanları görmediğini, babasının söylemlerini duymadığını, kardeşine yemek hazırladığı esnada sanığın yanına gelerek özür dilemeye devam ettiğini, ilk olaydan itibaren 1 hafta boyunca özür dilediğini ama kendisinin onunla konuşmadığını, annesine anlatmayı düşünmeye başladığını, annesinin sanıktan daha önce ayrılma düşüncesi olduğu için tekrar aynı süreci yaşamasını istemediğinden annesine anlatmaktan vazgeçtiğini, üvey babasının kendisine karşı korkutması olmadığını, anlatıp anlatmaması konusunda da bir şey demediğini, ikinci olayın ne zaman olduğunu hatırlamadığını, tahminen iki üç hafta kadar sonrasında olduğunu tahmin ettiğini, o süreçte okulların açılmış olduğunu, annesine "Bir gün kitap alabilir miyim" dediğini, annesinin "Babana sor" demesi üzerine babasına sorduğunu, babasının önce "Olmaz" sonra "Olur" dediğini, birlikte kitap almaya gittiklerini, dönüşte arabadayken üvey babasına "Kitabın pahalı olduğunu anneme söylemeyelim" dediğini, sanığın da kendisine "Bazı şeyleri söylemediğimiz gibi bunu da saklarız" dediğini, dokunmalarının çoğunun 9. sınıfın birinci döneminde olduğunu ancak hangi ayda olduğunu hatırlamadığını, annesinin işte olduğu cumartesi günü yanına gelip dokunmaları olduğunu, yanına yattığını, göğsüne eliyle dokunmaya başladığını, kıyafetinin içinden ön ve arka özel cinsel bölgesine kıyafetinin içinden dokunduğunu ve bunu uyurken hissettiğini, kalktığında üstünde yorganın olmadığını, dokunmalarının okşama şeklinde olduğunu, parmağını özel bölgesinin içinde hissetmediğini, tepki olarak hiçbir şey yapamadığını, bu kadarını hatırladığını, sanığın yanından kalkıp oturma odasına gittiğini, yine aynı şekilde özür dilediğini, "Affet" dediğini, bu şekilde dört beş kez dokunmasının olduğunu tam sayısını hatırlamadığını ve kimseye bir şey söylemediğini, en son annesine anlatmadan, bundan iki hafta öncesinde dokunması olduğunu, bu olayın yine kendi evlerinde gerçekleştiğini, odasında olduğu esnada yanına gelip yattığını, cinsel organını arka cinsel bölgesine sürttüğünü, kıyafetlerini çıkartmadığını bu esnada üzerinde onun üzerinde iç çamaşırı bulunduğunu, göğüslerini ellediğini, daha fazlasını hatırlamadığını, en sonki olay cuma günü okula gidecekken olduğunu, sanığın dudaklarını göğüslerine değdirip geri çektiğini, tepki olarak onu üstünden itip bağırıp çağırdığını, bu yaşadığı olayı aynı gün ilk kez arkadaşı B.G.'ye anlattığını beyan ettiği, 2. Sanığın tutuklanması üzerine katılan mağdurenin önceki vermiş olduğu beyanlarında eksikliklerin olduğunu, tekrar ifade vereceğini beyan etmesi üzerine katılan mağdurenin 14.03.2022 tarihli Çocuk İzlem Merkezi'nde (ÇİM) alınan ifadesiyle; daha önceki vermiş olduğu ifadesinde eksik hususların olduğunu, sanığın tutuklanmadan önce yaşananları kimseye anlatmaması hususunda baskı yapması nedeniyle çekindiği için yaşadığı her şeyi anlatamadığını, ancak şuan üvey babası Sinan'ın kendisine yaptığı her şeyi eksiksiz anlatacağını, üvey babası Sinan'ın eylemlerinin ilk önce gözle, sonra sonra hafif temaslarla başladığını, temasının 12 Haziran 2021 tarihinde evde odada olduğunu, kendilerini gören kimsenin olmadığını, yatağına geldiğini, uyandığında üstünün açık olduğunu, kıyafetlerinin kaldırılmış olduğunu, dokunma olduğunu, göğüslerine dokunduğunu, ön tarafına dokunduğunu, arka bölgesine de kendi cinsel organını sürtmesi olduğunu, iç çamaşırının içinden sürtmüş olduğunu, önceki ifadesinde kıyafetlerini açmadığını söylediğini, ancak açtığını, sadece sürtmesi olduğunu söylediğini ancak çıplak bir şekilde açması olduğunu, zorladığını, acı hissettiğini, sürtme şeklinde bahsettiği bölgesinin arka bölgesi olduğunu, üvey babasının cinsel organını kendisinin arka bölgesine zorladığını, girip girmediğinden ... olmadığını, bu şekilde arka bölgesine cinsel organını temas ettirerek zorlamasının her olayda olduğunu, hepsinin de kıyafetlerinin içerisinden olduğunu, toplamda beş ya da altı kez olduğunu, en son olayın ise üç ya da dört hafta önce gerçekleştiğini, son olay olarak bahsettiği olayda zorlamasının olduğunu, biraz acı hissettiğini, kanama olup olmadığını bilmediğini, sanığın cinsel organının kendisinin arka cinsel bölgesinin içerisine biraz girdiğini, ayrıca sanık üvey babasının 2021 yılı içerisinde kendi elini alıp cinsel organına götürüp cinsel organını zorla tutturduğunu, sonra cinsel organından sıvı şeklinde bir şey geldiğini, bu sıvıyı dudağına sürdüğünü, hemen sildiğini, arka bölgesinden cinsel organına sürterken bir eliyle de ön cinsel organına kıyafetlerinin içerisinden dokunduğunu beyan ettiği, 3. 02.03.2021 tarihinde Psikolog Danışman ve Rehber Öğretmen'in tutmuş olduğu tutanak içeriğinde mağdurenin okul tuvaletinde ağladığı ve mağdureyi teselli edemeyince teknik odaya götürdüğü, burada mağdureye sorular sorduğunda mağdurenin kendisine üvey babası ile aralarında olan olayları anlattığını ve cinsel ilişkiye varan olayların olduğunu, ilişkinin 5 - 6 defa ve arkadan olduğunu belirttiğinin yazılı olduğunun anlaşıldığı, mağdure ve Psikolog Danışman ve Rehber Öğretmen'in 03.03.2021 tarihinde imzalamış oldukları tutanak içeriğinde de yukarıdaki tutanak içeriğine benzer bilgilerin içerdiği ve bunlara ilaveten arka bölgeden sürtünme tarzı eylemlerin belirtildiğinin yazılı olduğunun görüldüğü, 4. Sanığın 03.03.2022 tarihinde hazırlık aşamasında avukat eşliğinde alınan savunmasında özetle; üvey kızına istismarda bulunduğunu, ilk olarak sekiz ay kadar önce olduğunu, olay günü kendi yatağına yatarken uyandığında üvey kızına sarılmış halde kendini bulduğunu, katılan mağdurenin göğüslerine dokunur vaziyette kendisini bulduğunda hemen katılan mağdureyi bıraktığını, bu olaydan sonra kendisini durdurmak için çok uğraştığını ancak durduramadığını ve 2021 yılı Eylül ayında katılan mağdurenin odasına gittiğini, katılan mağdurenin bu sırada uyuduğunu, katılan mağdure uyurken katılan mağdurenin göğüslerine ve poposuna dokunuyor olduğunu ve katılan mağdure uyanmadan ayrılıyor olduğunu beyan ettiği, bir keresinde katılan mağdurenin uyandığını ve kendisine kızdığını kendisininde bir daha olmayacak diye söz verdiğini ancak kendisini yine durduramadığını ve yine katılan mağdurenin odasına gittiğini ve katılan mağdurenin iç çamaşırı olduğu haliyle poposuna cinsel organını sürttüğünü, katılan mağdurenin göğsüne dokunduğunu, katılan mağdurenin bu sırada uyanarak kendisine "Senden nefret ediyorum" dediğini, yaklaşık istismar olayının 3 - 4 defa olduğunu ve ön cinsel bölgesine dokunmadığını beyan ettiğinin görüldüğü, 5. Sanığın 03.03.2022 tarihinde Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğine sevk olunduğu ve burada Hâkim huzurunda hazırlık aşamasında vermiş olduğu beyanını tekrar ettiği ve beyanın içeriğinin doğru olduğunu belirttiğinin görüldüğü, 6. Katılan mağdure hakkında düzenlenen 14.03.2022 tarihli adli raporda "Küçük en son 3 - 4 hafta önce anal ve vajinal istismara uğradığını; başka zamanlarda da anal istismara uğradığını belirtti. Yapılan anal muayenede anal pililerin normal olduğu, anüs çevresinde halka ödem ekimoz görülmediği, anal sfinkter tonüsü doğal olarak değerlendirildiği, hymenin intakt olduğu, hymenel açıklığın duhüle uygun olmayacak şekilde yaklaşık 0,8 cm genişliğinde olduğu, küçüğün bakire olduğunun ve yırtık ekimoz bulunmadığı" nın belirtildiğinin anlaşıldığı, 7. Katılan mağdurenin Mahkeme duruşmasında alınan beyanında olayın sürecine ilişkin beyanda bulunduğu ve sanığın kendisi yürürken kendisinin arkasına baktığını gördüğünü, kendisine sarılırken sanığın kendisinin arka tarafını ellediğini ve sarılmadan daha ileri boyutta olduğunu belirttiği ve bu durumlardan rahatsız olduğunu, sanığın kendisine göğüs sıkma şeklinde şakalarının bulunduğunu, ders çalışırken sanığın odasına geldiğinde kendisinin saçını çektiğini ve göğsüne dokunmak sıkmak şeklinde şakalarının bulunduğunu beyan ettiği, sanığın cinsel organını kendisi yatarken arkadan sürtme değilde girdirmeye çalışıyor gibi olduğunu, göğüslerine dokunduğunda direkt uyandığını, gözlerinin bu olaylar sırasında yarı açık vaziyette olduğunu, ikinci olayda da sabah vakti sanığın kendisinin yanına gelerek yattığını, sanığın kendisinin göğsünü emdiği sırada uyandığını, olay esnasında sanığın kendisinin kıyafetini açtığını ve sürtmeye başladığını, hatta bu sırada sanığın "sende zevk aldın" gibi bir şey dediğini duyduğunu, başka bir tarihte yine sanığın odasına geldiğini ve cinsel organından çıkan sıvıyı ağzına dudağına sürdüğünü, daha sonra sanığın gittiğini, kendine gelmesinin uzun sürdüğünü ve kendisine geldiğinde hemen tuvalete gittiğini ve ağzını çok fazla şekilde yıkadığını, hatta bu durumdan sonra dudak soymalarının başladığını, olaylardan sonra üvey babasına ev içerisinde agresif davranmaya başladığını beyan ettiğinin görüldüğü anlaşılmıştır. 8. Sanığın Mahkeme huzurunda alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği ve katılan mağdurenin kendisine iftira attığını beyan ettiği görülmüştür. Ancak sanığa önceki savunmaları çelişki üzerine sorulduğunda Emniyette ne dediğini bilmediğini ve şoka girmiş olduğunu beyan ettiği anlaşılmış, çelişkiye dair somut olgu veya inandırıcı bir beyan ortaya koyamadığı görülmüştür. Katılan mağdurenin hazırlık aşamasında iki kez alınan beyanları ile kovuşturma aşamasında alınan beyanının birbiriyle uyumlu olduğu, olay örgüsüne dair küçük ayrıntıların olay anlatımına uygun olduğu ve bu beyanlarının psikolog tutanaklarında belirtilen okul içerisinde tuvalette kendi başına ağlama, Mahkemede dinlenen tanık Beyza'ya olayların bir kısmını anlatma ve sanığın hazırlık aşamasında alınan savunmasında ayrı ayrı belirtmiş olduğu olaylar ile örtüştüğü tespit olunmuştur. Ayrıca katılan mağdurenin kovuşturma aşamasında vermiş olduğu beyanında olay öncesine dair sanığın kendisine sarılmayı aşar durumlarından bahsetmesi ve bir olay anında sanığın kendisinin dudağına cinsel organından gelmiş olabileceğini düşündüğü sıvıyı sürmesinden sonra kendisine gelmesinin biraz sürdüğünü ve daha sonra ağzını çok fazla yıkadığını ve dudak soymalarının başladığını belirtmesi ile yaşadığı olayların kendisi üzerinde bıraktığı etkisini gösterdiği ve anlattığı olayların öncesi ve sonrasına ilişkin tutarlı ve olaya oluşa - uygun açıklamalarda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında sanığın kovuşturma aşamasındaki inkara yönelik savunmalarına itibar olunmamıştır. Sanığın katılan mağdurenin aşamalardaki beyanlarından ve kendisinin kollukta vermiş olduğu beyanından anlaşılacağı üzere birden fazla zamanda katılan mağdureye kısa - ani dokunma düzeyini aşan şekilde göğüs ve kalça bölgesinden katılan mağdureye dokunmalarının ve sıkmalarının bulunduğu, ayrıca katılan mağdurenin arka özel bölgesinden cinsel amaç ile sürtünme eylemlerinin bulunduğu anlaşılmış olup bu nedenlerle sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kalmadığı ve bu düzeyi aştığı görülmüştür. Sanık hakkında ayrıca Mahkemeye organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçuna teşebbüs suçundan kamu davası açılmışsa da katılan mağdurenin bu organ sokmaya teşebbüs anına ilişkin net bir beyanının bulunmaması ve bu durumun sanığın aşamalardaki savunmalarında kabul edilmemiş olması ile buna ilişkin adli rapor ile de tespitin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, bu durum sanık lehine değerlendirilerek sanığın eyleminin basit cinsel istismar düzeyinde kaldığı değerlendirilmiştir. Bu sebeple sanığın kısmen itibar edilen hazırlık aşamasındaki savunmasından ve katılan mağdurenin aşamalardaki beyanlarından anlaşılacağı üzere üzerine atılı cinsel istismar suçunu birden fazla kez işlediği sabit görülmüş olup bu nedenle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiş, olay tarihinde katılan mağdurenin öz annesi ile evli olması nedeniyle üvey baba olduğu, bu nedenle sanığın cezasında öncelikle aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca artırım yapılmış, ayrıca eylemler ile orantılı olarak zincirleme suç hükümlerine göre aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılarak sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçundan cezası belirlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sürecinde ciddi ve samimi pişmanlığı gösterir sanığın davranışlarının olmaması, fiil ceza oranı gözetilerek takdiri indirime dair hükümlerin uygulanmasının makul ve makbul olmayacağı, cezanın caydırıcılığını sağlamayacağı, sanığın ıslahı yönünde gelecekte olumlu bir etkisinin bulunmayacağı Mahkemece anlaşılarak takdiren aynı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemekle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.01.2023 tarihli ve 2022/2300 Esas, 2023/46 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 11.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla