Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/9837 E. , 2023/7207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/740 E., 2023/640 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adl
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/9837 E. , 2023/7207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/740 E., 2023/640 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/268 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/740 Esas, 2023/640 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim uygulanmadan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdurenin duruşma aşamasındaki beyanının hükme esas alınmadığına, sanığın cinsel bir eyleminin bulunmadığına, eylem kabul edilse bile sarkıntılık kapsamında kalacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece "Şu halde, mağdur ... müşteki beyanları, sanık savunmaları, tanık anlatımları, adli tıp raporu ve tüm dosya içeriğindeki deliller birlikte değerlendirildiğinde; olay günü olan 05.06.2022 Pazar günü saat 10.00 sıralarında, 15 yaşında olan mağdurun çalıştığı kuaför dükkanının önünde, aynı iş yerinde çalışan tanık ... ile birlikte oturdukları sırada, yoldan geçmekte olan sanığın mağdur çocuk Nida'ya karşı iki kez "seni seviyorum" dediği, tanık ...'ın mağdur ...'dan sanığı tanımadığını öğrenmesi üzerine sanığa tepki gösterdiği, daha sonra sanığın mağdur ...'nın arkasından sarılarak, iş yerinin içerisine doğru mağduru yere yatırdığı, sanığın mağdurun üzerindeyken tanık ..., tanık ...'un net olarak gördüğü haliyle sanığın mağduru öptüğü, kucakladığı, sanığın bacağıyla mağdurun bacağını sardığı, mağdurun boynunu sıktığı, bir ara mağdur ...'nın nefes alamaması nedeniyle gözlerinin kaydığı, bu sırada tanık ...'ın sanığı mağdur ...'nın üzerinden almaya çalıştığı ancak gücü yetmediğinden bir süre bunu başaramadığı, mağdur ...'nın nefesi kesilmek üzereyken tanık ...'ın sanığı mağdurenin üzerinden çektiği, mağdur ...'nın lavaboya kaçtığı, sanığın tanık ...'ı ittiği, yere düştükleri, vurmaya başladığı, tanık ...'in gelerek tanık ...'ı kurtarmaya çalıştığı, sanığın tanık ...'e de yumruk attığı, sanığın bir türlü durdurulamadığı, polisler geldiğinde polislere de saldırdığı, polislerin sanığı olay yerinden alarak götürdüğü, her ne kadar mağdur duruşmadaki beyanlarında ana hatlarıyla olayı anlatmasına rağmen sanığın kendisini öpmediğini, cinsel saldırıda bulunmadığını beyan etmiş ise de olayı bizzat gören ve Mahkeme huzurunda dinlenen tanıkların birbirleriyle ve mağdurun soruşturma aşamasında beyanlarıyla örtüştüğünden mağdur ...'nın mahkeme heyetince tespit edilemeyen bir nedenle (sanık tarafından baskı kurulması veya atılı cinsel suç yönünden toplum içerisinde mağdur olarak anılmak istememesi gerekçeleri v.s.) duruşmada sanığın eylemlerinin bir kısmını anlatmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş ise de mağdurun beyanları, tıbbi raporlara göre mağdurun boynunda, köprücük kemiğinde ve sol omuzunda oluşan yaralanmalar, olayı gören tanıkların anlatımları birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya matuf olduğuna dair mahkeme heyetinde vicdani kanaat oluşmuştur. Sanığın mağdura yönelik, iki kez "Seni seviyorum" şeklindeki sözleri nedeniyle sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı suçunun sübut bulduğu, ancak mağdur ... ve velisi annesi kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçtiğinden TCK'nın 103/1,son cümlesi uyarınca şikayet dava şartı olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının CMK' nun 223/8 maddesi gereğince şikayet yokluğundan düşmesine; Sanığın mağdureyi öpmesi, bacaklarıyla sarması, tanıkların müdahalesine rağmen bir süre daha eylemlerine devam etmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle sanığın mağdura yönelik basit cinsel istismar suçunu işlediği sübut bulduğundan sanığın eylemine uyan TCK'nın 103/1,1.cümlesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın suç tarihide mağdureye iki kez seni seviyorum dedikten sonra, üzerine atlayıp boynundan öpmeye çalışması, bacakları ile mağdureyi sıkıp bacaklarına ve cinsel organına dokunması, tanıkları müdahalesine rağmen uzun süre bırakmaması şeklinde gerçekleştirdiği cinsel istismar eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı değerlendirilmiştir. Sanığın mağdureye bir kez dokunması halinde sarkıntılık suçunun oluşabileceği ancak dava konusu eylemlerin ani ve kesik olarak değerlendirilerek cinsel sarkıntılık vasfındaki eylemlerle sanığın eylemlerinin bir tutulması hakkaniyete uygun olmayacaktır. Bu sebeple sanığın eylemlerinin ani ve kesik hareketler şeklinde olmayıp devamlılık arz eden eylemler niteliğinde olduğu mahkeme heyetince kabul edilmiştir. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanık üzerindeki olası etkilerinin indirim halinde lehe olacağı yönünde vicdani kanaat oluştuğundan, verilen cezasından TCK.nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen netice cezanın 2 yıldan fazla olması karşısında unsurları oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığa verilen netice cezanın 2 yıldan fazla olması ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat oluşmadığından cezasının ertelenmesine yer olmadığına, sanık hakkında bu suç yönünden suç tarihi dikkate alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" dair hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ve fakat katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına ilişkin gösterdiği gerekçenin yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/740 Esas, 2023/640 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.