İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/9876 Karar: 2023/8059 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/9876 K.2023/8059

9. Ceza Dairesi 2023/9876 E. , 2023/8059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/410 E., 2023/413 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdur

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/9876 E. , 2023/8059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/410 E., 2023/413 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdur

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/9876 E. , 2023/8059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/410 E., 2023/413 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip babası Muammer'in kovuşturma evresindeki 01.11.2022 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında; yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,1. ve 3. cümleleri, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılamasında mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucu, Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/257 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1,1. ve 3. cümleleri, 53. maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/410 Esas, 2023/413 Karar sayılı kararı ile vaki istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz ret ve bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın mağdureye yönelik eyleminin sarkıntılık düzeyini aşmadığına, sanığın belirlenen hapis cezasında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca indirime gidilmesi gerektiğine, sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair dosyadaki raporların içerikleri itibariyla yetersiz olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında üst hadden ceza tayini gerekirken alt hadden ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 210/1. maddesinde “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” ve aynı Kanun'un 217/1. maddesinde ise “Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda ilk derece mahkemesince maddi hakikatin ortaya çıkarılması için mağdurenin teminiyle söz konusu olayla ilgili ayrıntılı beyanının alınması, aksi takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifadesine ait CD’nin duruşmada taraflarla birlikte izlenip, buna ilişkin beyanlar da alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Sanık hakkında yargılama sırasında Ankara Şehir Hastanesinde görevli üç ruh sağlığı ve hastalıkları tarafından düzenlenen 09.11.2022 gün ve 15082 sayılı raporda sanığın dava konusu suça karşı cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde bilgi verilmesine rağmen söz konusu raporun sanığın ayakta yapılan muayenesi sonucunda verilip, esasen heyette adli tıp uzmanının da bulunmaması karşısında, İlk Derece Mahkemesince sanığın tüm raporları, tedavi evrakı ve dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesine sevk edilerek gözlem altına alınmasından sonra aynı kurumun 4. İhtisas Kurulunda da muayenesi yapılarak suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden yetersiz rapora istinaden eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip babası Muammer'in kovuşturma evresindeki 01.11.2022 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında; yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/410 Esas, 2023/413 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla