İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/9899 Karar: 2023/7073 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/9899 K.2023/7073

9. Ceza Dairesi 2023/9899 E. , 2023/7073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/400 E., 2023/954 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikayetçi Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanu

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/9899 E. , 2023/7073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/400 E., 2023/954 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikayetçi Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanu

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/9899 E. , 2023/7073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/400 E., 2023/954 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikayetçi Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine, karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2022 tarihli ve 2021/394 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 tarihli ve 2023/400 Esas, 2023/954 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mağdur vekili, şikayetçi Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.07.2023 tarihli ve 9-2023/75185 sayılı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun nitelikli halinin gerçekleşmediğine, olayın hemen akabinde alınan anal ve perianal örneklerde sperm bulgusuna rastlanılmadığına,mağdurun beden muayenesinde anal sfinkterin saat 11 hizasında 0,8x0.3 cm'lik anal kanala doğru ekimotik laserasyon görülmüş olsa da bu durumun kabızlık veyahut ishal atakları sonucunda da meydana gelmiş olabileceğine, ayrıca söz konusu ekimozun ya da belirtinin geçmiş tarihli bir eylemden mi yoksa o gün isnat edilen suçtan mı kaynaklandığı hususunda netlik bulunmadığına, mağdur beyanından başka her hangi bir görgü tanığı ifadesinin dosyada yer almadığına, kararın bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, olay günü mağdur ...'in ... isimli işyerinde çalıştığı, suça sürüklenen çocuk ...'nın ise mağdurun işyerinin karşısında bulunan kasapta çalıştığı, olay günü öğlen saatlerinde suça sürüklenen çocuğun mağduru çalışmakta olduğu işyerine çağırarak kendisinden tuvaleti temizlemesini istediği ve mağdurun da tuvaleti temizlediği akabinde suça sürüklenen çocuğun mağdurun ve kendisinin iç çamaşırlarını çıkarttığı ve cinsel organını mağdurun anal bölgesine sokmak suretiyle mağduru istismar ettiği sonrasında mağdura 5 TL para vererek kimseye bir şey söylememesi yönünde telkinde bulunduğu, mağdurun işyerinden kaçarak evine gittiği ve durumu annesi olan katılan ...'e anlattığı ve sonrasında suça sürüklenen çocuktan şikayetçi oldukları ve olayın bu şekilde gerçekleştiğine ilişkin mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğu her ne kadar suça sürüklenen çocuk mahkememiz huzurunda tevilli ikrarda bulunarak organ sokmanın olmadığını savunmuş ise de; namusu ile ilgili bir konuda sanığa iftira etmesini gerektirir bir neden bulunmayan yaşı küçük mağdurun gerek soruşturmada gerekse yargılamada özü değişmeyen ve kararlılık taşıyan anlatımları, mağdurun beyanlarının güvenilir olduğuna ilişkin tespit ile kriminal raporda belirtildiği şekilde mağdura ait kıyafetlerden suça sürüklenen çocuğa ait meniye rastlandığının tespiti, yine mağdurun beden muayenesi sonucu alınan raporun fiili livata olgusunu doğrulaması ve görüntü kayıtlarının da mağdur anlatımlarını desteklemesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya dönük savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında 12 yaşından küçük mağdura yönelik vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunun sübut bulduğu anlaşıldığından, eylemine uyan TCK 103/2-son, 31/3, 62 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına,... '' Şeklindedir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. C. Tebliğname Görüşü Yönünden (A) bendinde açıklanan gerekçeyle ve Bakanlık vekilinin sadece çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen kararı temyiz etmesi nedeniyle Tebliğnamedeki görüşe kısmen iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 tarihli ve 2023/400 Esas, 2023/954 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla