Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/10020 E. , 2025/1640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1538 E., 2024/1403 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin dur
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/10020 E. , 2025/1640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1538 E., 2024/1403 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılan mağdurlara karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, katılan mağdurlara karşı atılı suçtan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle husumet bulunduğuna, katılan mağdurların beyanlarının çelişkili olduğuna, suç kastının olmadığına, atılı suçların işlenmediğine, katılan mağdurların kovuşturma aşamasında dinlenilmediğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemlerin sarkıntılık boyutunda kaldığına, duruşmalı temyiz incelemesi yapılması istemine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın katılan mağdurlara karşı sabit olan çocuğun cinsel istismarı suçundan takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmasına, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir. C. Katılan Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın katılan mağdurlara karşı sabit olan çocuğun cinsel istismarı suçundan takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmasına, katılan mağdurun yaşının hatalı tespit edildiğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; katılan mağdurun anlatımları, tanık beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın katılan mağdurun ön özel bölgesini kıyafetleri üzerinden kısa süreli okşaması, sıkması ve avuçlaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üyeler ...'un karşı oyu ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanığın komşu çocukları olan ve 12 yaş civarında bulunan mağdurlar ... ve ...'u binanın bahçesinde gördüğünde yanlarına gelerek onlarla sohbet ettiği ve onlara erkeklik cinsel organlarını kastederek ''kalkıyor mu, kıllanma oluyor mu'' diye sorular sorduğu ''şeyine bakayım'' diyerek mağdurların cinsel organını sıktığı, avuçladığı mağdurların tepkisi üzerine bu eylemini sonlandırdığı, sanığın mağdur çocukların elbiseleri üzerinden birkaç kez erkeklik organlarını 20 saniye kadar ellemesi ve mağdurların tepkisi üzerine sonlandırdığı, yine sanığın bir kez de mağdurlardan ...'u kendi aracına aldığı bir zamanda yine elbisesi üzerinden cinsel organını ellediği, Sanığın ...'a yönelik eylemlerinin mahkemesince TCK'nın 103/1 maddesi kapsamında basit istismar olarak değerlendirilip verilen mahkumiyet kararının temiz incelemesinde dairemizin Sayın çoğunluğunca Onanmış ise de; Sanığın mağdur ...'a yönelik eylemleri elbise üzerinden kısa süreli ve mağdurun basit tepkisi, istememesi üzerine kendiliğinden sonlandırdığı ve tekrarlamadığı basit elleme şeklinde kaldığı, Suçun TCK'nın 103/1 maddesi kapsamındaki eylemler sanığın mağdurun vücuduna temas içeren davranışının yoğunluğu, etkisi ve devamlılığı, sanığın yaşı, fiziki durumu ile mağdurun yaşı ve fiziki durumu gözönüne alınarak değerlendirildiğinde sanığın mağdur ...'a yönelik eylemleri TCK'nın 103/1- 2. cümlesinde kalan sarkıntılık suçunu oluşturur. Sanığın mağdur ...'a yönelik eylemlerinin TCK'nın 103/1 maddesinde düzenlenen basit istismar olarak değerlendirilmesi ceza adaleti ve orantılılık ilkesini de zedelemiş olur. Bu gerekçelerle Sayın çoğunluğun görüşünden ayrı olarak sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı kanaatindeyim. KARŞI OY Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, Sanık ...’un katılan mağdur ...’a karşı eyleminin sarkıntılık olduğunun kabulüne ilişkin bozma kararına katılmıyorum. Dairemiz çoğunluk görüşü ile aramızdaki görüş ayrılığı sanığın katılan mağdur ...’a karşı eyleminin nitelendirilmesine yöneliktir. İlk Derece Mahkemesince “sanığın mağdura karşı eyleminin TCK’nın 103/1. maddesi gereğince çocuğun cinsel istismarı” kabul edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince “esastan ret” kararı verildiği, Sayın heyetimizin çoğunluk görüşü ile “sanığın katılan mağdurun ön özel bölgesini kıyafetleri üzerinden kısa süreli okşaması, sıkması ve avuçlaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığı gerekçesi ile “Bozma” kararı verildiği anlaşılmakla; Sanığın 2022 yılında tarihi net olarak bilinmemekle beraber yaz ayları içerisinde katılan mağdurlar ile birlikte ikamet edilen bahçe ve bank kısımlarında, yine sanığın kendi kullanımındaki aracın içerisinde katılan mağdurlarla oyun oynama ve sohbet etme bahaneleriyle bir araya geldiklerinde “kalkıyor mu kıllanma oluyor mu” şeklinde cinsel organlarını kastederek mağdurlara sorular sorduğu, eylemlerine bu şekilde başladığı, sanığın ilk olarak mağdurlara hitaben “şeyinize bakayım” diyerek mağdurların giysileri dışından ön özel bölgelerini sıktığı, avuçladığı ve okşamaya başladığı, bu olayın yaklaşık 20 saniye sürdüğü, yine 2022 yılı yaz aylarında mağdurların sanığın arabasının arkasına sanık ile birlikte oturdukları, sanığın mağdurların ortasına oturduğu, yine giysileri üzerinden cinsel organlarını okşadığı, sanığın değişik tarihlerde mağdurlara yönelik birden fazla kez ön özel bölgelerine dokunma, sıkma ve okşama şeklinde eylemlerde bulunduğu, katılan mağdur ...’e yine yalnızken kıyafeti üzerinden cinsel organını 3-4 saniye boyunca sanığın sıktığı ve okşadığı, katılan ...’in tepki gösterdiği, Sanığın katılan mağdur ...’e karşı birden çok kıyafeti dışından dokunma, sıkma, okşama eylemlerinin belirli süre devam ederek süreklilik arz etmesi, sanığın bazı eylemlerinin katılan mağdur ...’un beyanında da bahsettiği gibi yaklaşık 20 saniye kadar devam etmesi dikkate alındığında sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aşan mahiyette basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu kanaati ile Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.