İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/1107 Karar: 2024/3261 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/1107 K.2024/3261

9. Ceza Dairesi 2024/1107 E. , 2024/3261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/795 E., 2023/794 K. KATILANLAR : Belgin Üçkardeş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kımla HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ ED

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/1107 E. , 2024/3261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/795 E., 2023/794 K. KATILANLAR : Belgin Üçkardeş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kımla HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ ED

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/1107 E. , 2024/3261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/795 E., 2023/794 K. KATILANLAR : Belgin Üçkardeş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kımla HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7071 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,19.01.2023 tarihli ve 2018/162 Esas, 2023/30 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/795 Esas, 2023/794 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği Özetle; mağdurenin tüm aşamalardaki beyanlarının çelişkili olmasına rağmen beyanlarına itibar edildiğine, Mahkemece hükme esas alınan tanık beyanlarının da çelişki olduğuna, sanığın beyanlarının tarafların ve tanıkların huzurunda alınmadığına, bu nedenle ceza yargılamasında yüzyüzelik ilkesinin ihlal edildiğine, bu hususta talepte bulunmuş olmalarına rağmen taleplerinin dikkate alınmadığına, bu durumun doğrudan doğruya adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiğine, somut olay neticesinde alınan DNA raporu ve sağlık raporlarında mağdurenin anüsünde zorlama olmadığı ve iç çamaşırlarında sanığın spermlerine rastlanılmadığına, sanığın cezalandırılması için somut herhangi bir delilin söz konusu olmadığına, mevcut adli tıp raporları dikkate alındığında söz konusu eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, en azından çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, şüpheden sanağın yararlanacağına ilişkindir. B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle; sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi ile katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, suçun işleniş şekli, sanığın saiki, fiilin özellikleri de nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/795 Esas, 2023/794 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla