KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/1181 E., 2024/11133 K.
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/244 E., 2023/596 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. 6284 sayılı Ailenin
Karar Detayı
412 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili tarafından bozma sonrası yargılama sırasında katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Eksik inceleme sonucu karar verildiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim hükmü uygulanmadan ceza tayini ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın mahkumiyeti için yeterli delil olmadığına, şüphe halinin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğuna, sanık hakkında alınan raporlar arasında çelişkiler bulunduğundan yeniden rapor alınması lüzumuna, mağdurenin ruh sağlığı ile ilgili araştırma yapılmadan karar verildiğine, eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.