Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/1505 E. , 2024/8064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 06.12.2023 SAYISI : 2023/2505 E., 2023/2357 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkeme
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/1505 E. , 2024/8064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 06.12.2023 SAYISI : 2023/2505 E., 2023/2357 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Küçükçekmece 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın, babasının izni ile arabasına aldığı mağdurenin, cinsel organına kıyafetlerinin içinden dokunması ve yine araç içerisinde mağdureyi öpmeye çalışması şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemleri neticesinde, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sadece mağdurenin soyut beyanlarına itibar edilerek mahkumiyet kararı verildiğine, mağdurenin ailesi ile arasında husumet bulunduğuna, mağdurenin anlatımlarının yeterince irdelenmediğine, sonuç olarak sanık hakkındaa beraat hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın mağdureye karşı işlediği eylemin nitelikli halinin işlendiği bu nedenle nitelikli halden mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması ve ayrıca vekalet ücreti tayin edilmesi istemine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın olay günü mağdurenin babasının onayını alarak mağdureyi aracına bindirip kendi işyerine götürdüğü ve sanığın suça konu eylemlerini bu süre zarfında araç içerisinde mağdure ile yalnızken gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanığın mağdure üzerinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu ve hakkında tayin edilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-d maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında eksik ceza tayini karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.