İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/2033 K.2024/6085

Dairemize gönderildiği belirlenmekle. Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının. 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi…

Esas2024/2033Karar2024/6085Tarih13 Haziran 2024Okuma7 dk · 1.351 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2024/2033 E., 2024/6085 K.

Karar tarihi
13 Haziran 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/1944 Esas, 2023/2060 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/15618 Esas ve 2023/1010 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca

Karar Detayı

1.351 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Dairemize gönderildiği belirlenmekle. Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının. 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği,

298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/547 Esas, 2020/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 43 ve 53. maddeleri uyarınca iki kez 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi

7. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/1817 Esas, 2020/1809 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılan ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102/2, 102/3-c-d ve 43. maddeleri ile 28 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

katılan ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle aynı Kanun'un 102/2, 3-c ve 43. maddeleri ile 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay

9. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/19433 Esas, 2022/2347 Karar sayılı kararı ile özetle kararların gerekçe içermemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi

7. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/1116 Esas, 2022/1188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102/2, 102/3-c-d ve 43. maddeleri ile 28 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle aynı Kanun'un 102/2, 3-c ve 43. maddeleri ile 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay

9. Ceza Dairesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/15618 Esas, 2023/1010 Karar sayılı kararı ile "Olayın intikal şekli ve özellikle süresi, katılanlar ve eşleri ile sanık arasında dosyaya yansıyan husumet, tanık beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın gelini katılan ... ile rızasıyla veya rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair, diğer gelini katılan ... ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak,

kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı" gerekçesi ile bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi 29.11.2023 tarihli ve 2023/1944 Esas ve 2023/2060 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay

9. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı Direnilmesine ve sanık hakkında katılan ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102/2, 102/3-c-d ve 43. maddeleri ile 28 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle aynı Kanun'un 102/2, 3-c ve 43. maddeleri ile 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Dosyada sanığın gelinlerine karşı nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna dair hiçbir delil bulunmadığını, Mahkemenin gerekçesinde cezalandırmaya yönelik hiçbir somut delilinin bulunmadığını, katılanların 8 yıl sonra sanıktan şikayetçi olduklarına, bu durumun ilişkide rızalarının varlığını gösterdiğine, sanık ile katılanlar arasında önceye dayalı mal paylaşımına ilişkin husumet bulunduğuna ve bunun tanık beyanları ile ispat edildiğine, sanığın eşini kaybettikten sonra yeniden evlenmeye karar verince mal paylaşımı nedeni ile katılanların şikayetçi olduklarına,

katılan ...’nın kızı Saadet’in sanıktan olduğunu bildiğini ve bu tarihe kadar şikayetçi olmadığını, bu durumun da ilişkinin rıza ile gerçekleştiğini gösterdiğini, Leyla’nın da hazırlıktaki beyanında kullandığı ifadelerin cinsel saldırıya maruz kalmış biri gibi değil, rıza ile ilişki yaşayan kişinin anlatımı olduğuna, bu nedenlerle İstinaf Mahkemesinin kararının bozulması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın Leyla’ya karşı eylemi nedeni ile üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, zincirleme suç uygulamasındaki artırımın az olduğuna ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, olayın intikal şekli ve özellikle süresi, katılanlar ve eşleri ile sanık arasında dosyaya yansıyan husumet, tanık beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın gelini katılan ... ile rızasıyla veya rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair, diğer gelini katılan ... ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay

9. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/15618 Esas, 2023/1010 Karar sayılı bozma kararının, üyeler ... ve ...'nın muhalefeti ve oy çokluğu ile DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nin Direnme kararına karşı Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan bozma kararının düzeltilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyoruz. Dairemiz Sayın heyetinin çoğunluk görüşü ile aramızdaki görüş farklılığı, sanığın gelini Leyla ile rızasıyla veya rızası dışında cinsel ilişkiye girip girmediği ve gelini katılan ... ile rızası dışında cinsel ilişkiye girip girmediğine yöneliktir.

Katılanların sanığın gelinleri oldukları ve aynı evde yaşadıkları, katılanların 2017 yılında kayınbabalarından şikâyetçi oldukları ve soruşturma sonucunda sanık hakkında KYOK verildiği, bunun üzerine katılan ...’nın eşi Ahmet çocukları Saadet’in kendi çocuğu olmadığını, sanığın biyolojik baba olduğunu iddia ederek ASHM’de katılan ... ile birlikte dava açtığı ve dava sonucunda Saadet’in biyolojik babasının sanık olduğunun tespit edildiği,

Katılan vekilince Savcılığa tekrar başvurularak KYOK kararının kaldırtıldığı ve sanık hakkında her iki gelinini de 2009-2017 ve 2011-2017 yılları arasında cinsel saldırıda bulunduğu iddiası ile dava açıldığı anlaşılmakla.

Sanık ...’nin aynı evde birlikte yaşadığı gelini ...’ye yönelik olarak 2009 yılından başlayıp 2017 yılının 4. ayına kadar geçen süre zarfında sanığın ev halkının işte olmasından ve katılan gelini Leyla ile evde yalnız kalmalarından faydalanarak katılanı tehdit ederek ve döverek cinsel ilişkiye zorladığı, sanığın aynı evde birlikte yaşadığı gelini ...’ye yönelik olarak ise 2011 yılından başlayıp 2017 yılının 4. ayına kadar geçen süre zarfında sanığın ev halkının işte olmasından ve katılan gelini .... ile evde yalnız kalmalarından faydalanarak katılanı tehdit ve cebir ile nitelikli şekilde cinsel saldırıda bulunduğu, sanık ...

11/07/2017 tarihli ilk savunmasında tanık ... ve katılan ... arasındaki ilişkiyi bilmesi ve arsa parası nedeniyle şikâyette bulunulduğunu, 31/05/2019 tarihli ifadesinde de suçlamaları kabul etmeyip yeniden evlenmesi ve arsa parası nedeniyle iftiraya uğradığını, katılanlarla cinsel ilişkiyi kabul etmediğini belirtmiş ise de Adli Tıp Kurumu’nun 27/06/2019 tarihli raporu hatırlatıldığında katılan ... ile ...’nın zoru ile 3-4 defa beraber olduğunu beyan etmesi, sanığın her anlatımda ifadelerinin bir kısmında farklılıklar olması,

son duruşmada sanığın kardeşleri sanığı aklamak için tanıklık etmeleri, sanık her ne kadar hakkındaki suçlamaların katılanlar ile çocuklarının tekrar evlenmesinden ve paradan kaynaklandığını belirtse de sırf iddia edilen 50.000,00 TL. veya 100.000,00 TL. için sanığın gelinleri olan katılanların ve katılanların eşleri olan çocuklarının bu şekilde iftira atmalarının hayatın olağan akışına uygun olmaması, katılanlar ve tanıkların ifadeleri, katılanların kaçarak evlenmeleri ve ekonomik özgürlükleri olmayan katılanları her fırsatta döverek,

eşleri olan sanığın oğulları tarafından kapı önüne attırabileceği tehditleri nedeniyle susmak zorunda bırakılmaları, sanık ile katılanların aynı evde yaşamanın ve gündüz evde kimsenin olmamasının getirdiği kolaylıktan faydalanarak ve ekonomik sosyal otoritesini kullanarak cinsel birliktelik yaşadığı, katılanların bu durumu adli makamlara geç intikal ettirmesinin tehdit dışındaki nedenlerinden bir tanesi de eşlerinin ve yakın çevrelerinin tepkilerinden çekinmeleri de olduğu,

ayrıca psikolojide “kurban suskunluğu” denilen durum olabileceği, bu hususta katılanların uzman psikolog bilirkişilerce değerlendirmeye alınması gerektiği ancak bu hususta uzman görüşü alınmadığı, gördükleri şiddet ve tehditin susmalarında büyük rol oynadığı kanaati ile suça konu olayların gerçekleştiği ve katılanların rızalarının olmadığı görüşünde olduğumuzdan Sayın Heyetin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Gerekçe
  6. IV. Karar

Karar Bilgileri

Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2033
Karar No
2024/6085
Tarih
13 Haziran 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/2007 K.2024/11282
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/1993 K.2024/5385
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/1986 K.2025/170
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/1967 K.2024/4849
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/1960 K.2024/11265
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/1959 K.2024/11114

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.