İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/2183 Karar: 2024/4626 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/2183 K.2024/4626

9. Ceza Dairesi 2024/2183 E. , 2024/4626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1084 E., 2023/1300 K. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/2183 E. , 2024/4626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1084 E., 2023/1300 K. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/2183 E. , 2024/4626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1084 E., 2023/1300 K. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile yağma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/393 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli yağma suçundan aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Bu kararların sanık ... müdafii ile Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararı ile; ''Dosya içerisinde mevcut dişçi muayenehanesi merdivenlerinde sanığın mağdureyi zorla öptüğüne ilişkin görüntüler de dikkate alındığında bu eylemin TCK 102/1-1 madde kapsamında kalan basit cinsel saldırı eylemini oluşturduğu ve sanığın cezalandırılmasına karar verilen nitelikli cinsel saldırı eyleminden önce ve bu eylemler araya zaman girecek şekilde yapıldığından iki eylem arasında sanığın kastı yenilendiğinden TCK 43 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri bakımından sanığın bu eyleminin değerlendirilmesi gerektiğinden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bu zorla öpme eylemi ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunup dava açılması durumunda bu dosyanın dava dosyası ile birleştirilerek TCK 43 maddesi bakımından da değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken bu işlem yapılmadan karar verilmesi, KABULE GÖRE İSE; a) Dosya içerisinde örneği mevcut Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinin 27/05/2020 tarih ve saat 20:42 ibareli raporunda mağdurda darp cebir olmadığının belirtildiği, Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yine 27/05/2020 tarih ve saat 20:52 ibareli raporunda darp, cebir izlerinin tespit edilerek raporda belirtildiği, İki hastanenin Ankara'nın farklı yerlerinde ve birbirine uzak konumda bulunduğu iki raporun düzenlenmesi arasında 10 dakika süre olduğu dikkate alındığında Gazi Mustafa Kemal Hastanesinin Başhekimliğinden bahse konu rapor düzenlenirken yapılmış tahlil, film, MR vb. başka tetkik olup olmadığı hususunun sorularak iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmemesi, b) Mağdurun yine Zübeyde Hanım Eğitim ve Araştırma hastanesince düzenlenmiş 27/05/2020 tarih psikiyatri uzmanı tarafından hazırlanan raporda "mental açıdan sınır zeka olabileceği düşünüldü ayrıntılı değerlendirme için psikiyatri polikliniğine başvurması önerildi" ibaresinin yer aldığı ayrıca mağdurenin 07/07/2021 tarihli celsede SEGBİS çözümü yaptırılan beyanlarının tespiti sırasındaki davranışları da dikkate alındığında adli tıp uzmanı ve psikiyatri uzmanlarından oluşacak bir heyetten veya Adli Tıp İhtisas Dairesinden rapor aldırılarak mağdurenin maruz kaldığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı, ruhsal yönden fiile mukavemete muktedir olup olmadığı konusunda rapor aldırılması bu raporun sonucuna göre; 1)TCK 102/3-a maddesi uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, 2)Raporda ruh veya beden bakımından kendini savunamayacak durumda ise mağdura vasi tayin edilmesi için işlem yapılması ve atanan vasiye davanın bildirilerek beyanının alınması ve kendisine müdafii tayini için işlem yapılması, c) Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin 19/10/2021 tarihli mazeret dilekçesinde aynı zamanda davaya katılma talebinde bulunduğu halde bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine sanığın diş hekimi muayenehanesi merdivenlerinde mağdureyi zorla öpme eylemine ilişkin suç duyurusu üzerine açılan dava da birleştirilerek yapılan yargılamada Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2022/183 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile sanığın, nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli yağma suçundan aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 4. Bu kararın sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarih ve 2023/1084 Esas, 2023/1300 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, atılı suçları işlediğine dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraate karar verilmesi gerektiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına karar verilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılmak Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin anılan hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın mağdureye yönelik diş hekimi muayenehanesi merdivenlerinde zorla öpme eyleminden sonra aynı kast altında, kısa zaman aralığında, araya uzun süreli bir kesinti girmeden diş filmi çektirme hilesi ile evinde gerçekleştirdiği nitelikli cinsel saldırı eylemleri karşısında temadi eden eylemlerin tek suç olarak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi, usul ve kanuna aykırı olup bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmüştür. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılmak Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla