İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/2812 Karar: 2024/6143 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/2812 K.2024/6143

9. Ceza Dairesi 2024/2812 E. , 2024/6143 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhak

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/2812 E. , 2024/6143 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhak

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/2812 E. , 2024/6143 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1. cümle, 103/3-d,e , 43/1, 62. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. cümle, 103/3-d , 43/1, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmü eklenerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Özetle; mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, ilk teklifin mağdureden geldiğine, Mahkemenin kabulü ile maddi gerkçekliğin örtüşmediğine, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,tanıkların görgülerinin olmadığına, mağdurenin beyanlarının somut yer ve zaman bilgisi içermediğine, sanığın kararda belirtilenin aksine tevilli ikrarı olmadığına, zincirleme hükümlerinin şartlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; eylemin kısa süreli olmadığına, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiği eylemin sarkıntılık boyutunu aştığına ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı,dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla