İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/298 Karar: 2024/2131 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/298 K.2024/2131

9. Ceza Dairesi 2024/298 E. , 2024/2131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1908 E., 2023/2052 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/298 E. , 2024/2131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1908 E., 2023/2052 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/298 E. , 2024/2131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1908 E., 2023/2052 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2023 tarihli ve 2023/307 Esas, 2023/374 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/1908 Esas, 2023/2052 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz yolu açık olmak üzere esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bozulmasına ve kesin olmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun temyizi üzerine dosya Dairemize gelmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Davadaki tanık ifadeleri ve şikayetçi beyanları katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuğu suç eyleminden önce gördükleri yönünde olduğuna, suça sürüklenen çocuğun ceza almasının tek dayanağının adli rapor olduğuna, olayların suça sürüklenen çocuğun anlattığı şekilde cerayan etmiş olması ihtimali olduğuna, suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediği yönünde şüphe bulunduğuna, şüphenin suça sürüklenen çocuk lehine yorumlanması gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda tutarlı beyanda bulunduğuna ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin yaşı, olayın vehameti, sanığın suçu işlemekteki ısrar ve kararlılığı, küçük mağdure üzerinde tüm yaşam geleceğini etkileyecek ağır sonuçlar doğduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğuna, bu gerekçeler ve re'sen gözetilecek gerekçelerle mahkumiyete ilişkin takdiren üst sınırdan ceza gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi 5237 sayılı ve 5271 sayılı Kanun maddelerinin olaya doğru uygulanmadığına, suça sürüklenen çocuğun takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğine, katılan Bakanlık lehine ilam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde olmadığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde Mahkemece alt sınırdan uzaklaşmama ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim uygulama nedenlerinin değerlendirildiği ve yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden suça sürüklenen çocuk hakkında ceza tayin edilir iken alt sınırdan uzaklaşılmamasına ve takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/1908 Esas, 2023/2052 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla