Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3453 E. , 2024/9820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/73 E., 2024/104 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Ma
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3453 E. , 2024/9820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/73 E., 2024/104 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu, sanık ... hakkında ise çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, mahkumiyetlerine dair verilen kararın sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 303/1-h ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin yaşını on sekizden büyük olarak söylemesi nedeniyle sanığı hataya düşürdüğüne, mağdurenin yaşı konusunda Mahkemenin eksik ve hatalı incelemede bulunduğuna, kararın usul ve kanuna ayırı olduğuna, bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, mağdure beyanlarının tanık ve kolluk tutanağı ile çeliştiğine, Mahkemece mağdurenin yaşı konusunda gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığına, mağdurenin yanıltmasıyla sanığın yaş konusunda hataya düştüğüne, Mahkemenin hata hükümlerini değerlendirmediğine, eylemin zincirleme surette işlendiğine dair delil bulunmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/3-a maddesince arttırm yapılmasının hatalı olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mahkemece yasal ve yeterli gerekçe göstermeden sanıkların alt sınırdan ve takdiri indirim uygulanarak cezalandırılmasının hatalı olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Sanıkların, mağdurenin kendisini on dokuz yaşında tanıttığı yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, öncelikle mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması ve on beş yaşını bitirmediğinin tespiti halinde olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de, sanıklar hakkında birlikte gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103/3-a maddesi gereğince cezasında artırım yapıldığı halde, sanıkların olay günü ayrı ayrı gerçekleştirdikleri eylemleri dışında mağdureye karşı başkaca bir cinsel istismar eyleminde bulunmadıkları gözetilerek sanıkların diğer sanığın eylemine de iştirak ettiği gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/3-a maddeleri gereğince tayin edilen cezalarının aynı Kanun'un 43/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle istinaf başvurularının kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.