Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3593 E. , 2024/11139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/158 E., 2016/212 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdurlar vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3593 E. , 2024/11139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/158 E., 2016/212 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdurlar vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İsteği Eksik inceleme ile karar verildiğine, mağdur çocuk ...'in külotunda meni lekesi tespit edildiğine, eylemin organ sokmak suretiyle işlendiğine, hüküm kurulurken alt sınırdan hapis cezasına hükmedildiğine, koşulları bulunmadığı halde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmedilen hapis cezalarının ertelendiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, mağdur çocukların ifadelerinin çelişkili olduğuna, anlatımlarına itibar edilemeyeceğine, atılı suçların ispat edilemediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarı ile oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuğun, yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-f, 109/5 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 maddesi gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 217/1.maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, Mahkemece aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurların maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdikleri görüntülü ifadelere ait CD’nin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; gerekçeli kararda mağdurların anal muayenelerinin yaptırılamaması nedeniyle dosya içeriğinde adli rapor bulunmadığı belirtilmiş ise de Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede; belirtilen husus yönünden İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce 12.08.2015 tarih ve 2015/12335 - 12336 sayılı raporun düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, söz konusu rapor 5271 sayılı Kanun'un 230/1-b maddesi gereğince delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi aşamasında nazara alınarak hükümlere esas alınıp alınamayacağına dair bir kanaate varılmasından sonra suç vasfının tayin edilmesi gerekirken eksik gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdurlar vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdurlar vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.