İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/4040 Karar: 2024/6268 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/4040 K.2024/6268

9. Ceza Dairesi 2024/4040 E. , 2024/6268 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Kasten yaralama suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/4040 E. , 2024/6268 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Kasten yaralama suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/4040 E. , 2024/6268 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Kasten yaralama suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2022/456 Esas, 2023/453 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın katılana vajinal yoldan organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan vekili, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan kısmî ret, kısmî düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eylemin bıçak zoruyla gerçekleştiğine, alt sınırdan cezalandırılmasının hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın kasten yaralama suçundan da cezalandırılmasına üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. C. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, ilişkiye rızası olduğuna, taktiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Vekalet ücretinin şahsi hakka ilişkin olup sanık tarafından ayrıca temyiz sebebi olarak belirtilmediği takdirde re’sen nazara alınamayacağı anlaşıldığından Tebliğname'deki düzelterek onama görüşüne iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-h maddesinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin kasten yaralama suçu yönünden temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla