Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4058 E. , 2024/10228 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/319 E., 2024/14 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, o yer Cumhuriyet
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4058 E. , 2024/10228 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/319 E., 2024/14 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, KDZ Ereğli Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle suçun sübutuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, aksi kabul halinde ise sanığın mağdurun yaşında hataya düştüğüne ilişkindir. B. Katılan Bakanlık vekili, Katılan Mağdure Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Özetle suçun nitelendirilmesinin hatalı olduğuna, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan ayrılarak daha ağır cezaya hükmedilmesi gerektiğine ve cezada indirim yapılmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Katılan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, hastane raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında bozma öncesi verilen mahkumiyet kararının Dairemizin 12.05.2022 tarihli ilamı ile sanığa ait olup adli emanette bulunan cep telefonu içerisindeki (sanık savunması da dikkate alınarak) katılan mağdureye ait video kaydının olup olmadığı, bu konuda bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi gerekçesiyle bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduktan sonra aldırılan 03.11.2022 tarihli Bilirkişi raporuna göre sanığa ait cep telefonunda sanık ile katılan mağdure arasında gerçekleştiği iddia olunan görüntülü konuşmaya ait video kaydının bulunmadığı belirlendiği, sanığın zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden KDZ. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/2. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'nun karşı oyuyla ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca KDZ. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus katılan mağdurenin iddiaları ve sanığın savunması karşısında hangi beyana üstünlük tanınacağı ve dolayısıyla hukuki vasıflandırmaya ilişkindir. Dosya kapsamına göre katılan mağdurenin iddiası 2020 yılının Kurban Bayramından yaklaşık olarak iki hafta kadar önce sanığın buluşmak üzere mağdureyi evine davet ettiği, mağdurenin yapılan davet üzerine sanığın ikametine geldiği, ikamet içerisinde sanık ile mağdureden başka herhangi bir kimsenin olmadığı, sanığın mağdureyi öpmeye ve vücuduna dokunmaya başladığı, akabinde ise sanığın mağdurenin vajinal bölgesine parmağını soktuğu ve mağdurenin vajinasından kan gelmeye başladığı şeklinde olup, bu iddiaya karşı, sanığın tüm aşamalarda istikrarlı savunması ise suçlamayı inkar ederek "instagramda görüntülü konuşurken üstünü çıkarttı, bunun üzerine ben görüntülü konuşmayı kapattım. Yine aradı, ben yine kapattım. Daha sonrasında tekrar aradığında banyoda olduğunu gördüm. Eliyle kendi cinsel organına parmağını sokuyordu. Ben yine kapattım. Sonrasında arayarak "Bak noldu " diyerek cinsel organından gelen kanı gösterdi." biçimindedir. Mağdurenin soruşturma aşamasında alınan Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 06.08.2020 Tarih ve 2020/958 sayılı genital raporunda ise "himen (kızlık zarı) muayenesinde himenin anüler orta enlik ve sertlikte olduğu, saat 3 hizasında duvara yakın, 6 ve 9 hizalarında duvara varan eski yırtık alanları gösterdiği, yeni oluşmuş herhangi bir travmatik lezyon bulunmadığı, bakire olmadığı, söz konusu yırtıkların muayene tarihimizden en az 10 gün veya öncesine ait oldukları" şeklinde tespit yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan beyanlar dışındaki delillerden hiçbiri iddia ve savunmadan hangisine üstünlük tanınacağına hizmet etmemektedir. Yani sanık savunması çürütülememiş dosyadaki şüphe sanık aleyhine giderilememiştir. Adli tıp uygulamalarında da belirtildiği üzere cinsel organ sokmak suretiyle kızlık zarındaki yırtılmanın çoğunlukla himenin anatomik pozisyonu nedeniyle orta hatta posterior bölgede olduğuna ilişkindir. Katılan mağdureye ilişkin genital muayene raporunda yapılan tespitteki kızlık zarında bulunan yırtıkların niteliği, yeri ve sayısı da nazara alındığında mağdurenin iddiasının aksine cinsel organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiyle yırtılmış olması daha yüksek ihtimal dahilinde olduğu, dolayısıyla mağdurenin, cinsel organına sanığın parmağını soktuğu iddiasına şüphe ile yaklaşılması gerektiği ve bu şüphenin de sanık lehine düşünülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla ceza hukukun genel prensibi olan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği, bu itibarla sanığın olayın sıcağı sıcağına müdafi huzurunda vermiş olduğu -sonraki aşamalarda devam ettirdiği- kolluk beyanına itibar edilerek sanığın sadece mağdureyi öptüğü şeklinde kabulü nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekmekte olduğundan Sayın Çoğunluğun sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.