KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/4116 E., 2024/7845 K.
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/462 E., 2023/616 K
- Suç
- Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
316 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre. Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının bozma üzerine yapılan yargılaması sonucunda, Mahkemece mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, kovuşturma şartı olan şikayet hususunun da olayda gerçekleşmediğine, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, zamanaşımı süresi ve lehe hükümlerin dikkate alınmaması nedeniyle kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.