Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4351 E. , 2024/7758 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/414 E., 2024/478 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönel
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4351 E. , 2024/7758 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/414 E., 2024/478 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43/1 delaletiyle 103/2-2.cümle, 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2022/262 Esas, 2024/21 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2-2.cümle, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ile re'sen istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi 08.03.2024 tarihli ve 2024/414 Esas, 2024/478 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği Mahkeme kararının gerekçeli olması gerektiğine, Mahkemenin gerekçeli kararına bakıldığında Mahkeme tarafından maddi gerçeğin tam olarak anlaşılamadığına, mağdurenin ve tanık anlatımlarından farklı bir olay örgüsü ile gerekçeli karar kurulduğuna, suç tarihinin maddi olayın tamamında olduğu gibi yanlış değerlendirildiğine, maddi gerçeğin mahkeme tarafından eksik irdelendiğine, mahkeme gerekçesinin aksine sanık ile mağdurenin annesi tarafı ile şikayet tarihinde önce husumet bulunduğuna, hukuka uygun bir gerekçeden söz edilemeyeceğine, sanığın kendisini esaslı bir şekilde savunma ve adil yargılanma hakkının elinden alındığına, maddi gerçeği aydınlatmaya yönelik olacak esaslı tüm taleplerinin hukuka ve vicdana uygun olmayan soyut gerekçelerle reddedildiğine, keşif yapılması, HTS kayıtlarının getirtilmesi, mağdureye rapor alınması, tedavi görmüş ise evraklarının getirtilmesi taleplerinin reddedildiğine, mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin yönlendirilmiş olduğuna, psikolog raporunun eksik olduğuna, kapsamlı bir rapor alınması gerektiğine, tanık anlatımlarınında gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını gösterdiğine, mağdurenin teyzelerinin olayın görgü tanığı olmadıklarına, mağdurenin yalan ifadeye yönlendirildiğinin açık olduğuna, eylemin 6 yıl önce gerçekleştiğinin iddia olunduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Olayın intikal şekli ve süresi, olayın intikaline ilişkin mağdure, kardeşi Belinay ve teyzesi Büşra'nın birbirleriyle tutarsız ve çelişkili anlatımları, mağdure beyanı dışında delil bulunmaması, hala, abla, dede, babaanne ve baba ile birlikte aynı evde yaşayan mağdurenin eylemlerin yaşadıkları evde meydana geldiğini ve yaklaşık 6 yıl boyunca devam ettiğini iddia etmesine rağmen bu eylemleri evde hiç kimsenin fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, mağdure ve kardeşinin velayeti konusunda sanığın dayısı olan katılan ... ile mağdurenin anneanne ve dedesi arasında husumet bulunması, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine yeter derecede somut ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sanığın mahkûmiyetine ilişkin yerel mahkeme kararının onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.