Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4456 E. , 2024/7322 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/227 E., 2024/328 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mah
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4456 E. , 2024/7322 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/227 E., 2024/328 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkili bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2023 tarihli ve 2022/451 Esas, 2023/313 Karar sayılı kararı ile sanığın katılanı öptüğü, cinsel organını katılanın vajinal bölgesine sürttüğü ve sokmaya çalıştığı, alkollü olması nedeniyle kendisine direnen katılanın mukavemetini aşamadığı şeklinde kabul edilen olayda, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsten, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları neticesinde, hükmün katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın hazırlık aşamasında kolluk kuvvetlerinin maddi ve manevi baskısı sonucunda ikrarda bulunduğuna, ikrarın tek başına delil olamayacağına, katılanın sanığı evine rızası ile davet ettiğine, cinsel ilişkiye girecekleri sırada katılanın erkek kardeşinin eve gelmesi nedeniyle ailesinin tepkisinden kurtulmak amacıyla sanığa iftira attığına, sanığın eve zorla girdiğine, genital zorlama olduğuna, katılanın elindeki kesiklerin ve bıçak üzerindeki saçların sanık tarafından meydana getirildiğine, katılanın kıyafetlerinin zorla çıkarıldığına ve rızanın olmadığına dair delil bulunmadığına, bıçak üzerinde sanığın parmak izinin tespit edilmediğine, katılanın başında yaralanma olmadığına, sperm veya DNA tespiti yapılmadığına, tanıkların tasarlayarak iftira niteliğinde ifadeler verdiklerine, eve girişin sadece sokak kapısından mümkün olması, bu kapının açık ve üzerinde anahtarın bulunması, katılanın yoldan görünmeyen yatak odasında olması, olay anında evde bulunan iki çocuğun uyanmaması, sanığa geç ulaşılması hususlarının sanığın Mahkeme savunmalarını doğruladığını, bıçak üzerindeki saçın katılana ait olduğu kabul edilerek sanık ile ilişkilendirilemeyeceğini beyanla kararın bozulması ve sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İntikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın müdafii huzurundaki ikrarları, tanık ifadeleri ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararlarda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.