İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/4573 Karar: 2024/8002 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/4573 K.2024/8002

9. Ceza Dairesi 2024/4573 E. , 2024/8002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/374 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Der

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/4573 E. , 2024/8002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/374 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Der

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/4573 E. , 2024/8002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/374 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafii Av. ...'un duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle, 103/1-3. cümle, 103/3-c, 103/4, 109/2, 109/3-f, 109/5, 43, 31/3, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'in çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. cümle, 103/1-3. cümle, 103/3-c, 43, 31/3, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararın suça sürüklenen çocuk müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ NEDENLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Av. ...'in Temyiz İstemi Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda beraat kararı verildiği için vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, gerekçesiz bir şekilde sosyal inceleme raporu alınmadığına, intikalin uzun bir süre sonra gerçekleştiğine, suçun sübut bulmadığına ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Av. ... ...'un Temyiz İstemi Mağdurenin husumet sebebiyle iftira attığına, adli tıp raporunun savunmayı teyit ettiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 28.12.2013 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun baro tarafından tayin atanan zorunlu müdafii temsil ettiği, ayrıca suça sürülenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyete dair karar verilmesi karşısında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmeti bölünemeyeceğinden beraat edilen suç yönünden vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, tanık anlatımı, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin aşamalarda değişen soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmedilmesi karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma sebebine göre suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla