Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4694 E. , 2024/7374 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/526 E., 2024/462 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma 08.12.2022 (Katılan mağdure ... yönünden) HÜKÜMLER : İstina
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4694 E. , 2024/7374 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/526 E., 2024/462 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma 08.12.2022 (Katılan mağdure ... yönünden) HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasıyla ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/37 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, öğretmen olarak çalıştığı kurumun öğrencilerinden katılan mağdure ... ile yalnız kaldığı anlarda farklı tarihlerde bacak ve kıyafet içinden göğüslerine dokunduğu ve kucağına oturttuğu, yine farklı tarihlerde katılan mağdure ...'nın kalça ve el kısımlarına dokunduğunun kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-3.cümle, 103/3-d, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, yasal unsurları itibariyle oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine dair çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden re'sen istinafa tabi olan kararın katılan mağdure ... vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 20.02.2024 tarihli ve 2024/526 Esas, 2024/462 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve katılan mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddi ile katılan mağdure ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak eylemin sarkıntılık aşamasında kaldığının kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 103/1-2-3.cümle, 103/3-d, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve kendisini vekil ile temsil eden Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Katılan mağdure ...’in sanığın hileli davranışları ile kandırılarak suça konu eylemlerin gerçekleştirildiği yere götürülmesi karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmünün hukuka aykırı düştüğüne, sanığın suç işleme konusundaki ısrarı ve yoğun kastı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması, yine zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine, 21.09.2023 tarihinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 1 ve 4. fıkralarında yapılan değişiklik karşısında zorunlu vekil tayin edilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aşmasına karşın suç vasfında hataya düşüldüğüne, mahkumiyet kurulan hükümler yönünden üst hadden ceza tayin edilerek karar verilmesi gerektiğine, kendisini vekil ile temsil eden Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ile hak ve adalet duygularını incitip adalete olan güveni sarsacak mahiyetteki beraat kararlarının hatalı ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurelere öğretilmiş çelişkili ve soyut beyanları dışında sanık savunmasının aksine mahkumiyete elverişli delil bulunmadığına, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların savunmayı destekler mahiyette anlatımlarda bulunduğuna, katılan mağdure ...’ya yönelik iddia konusu eylemler bakımından suç mahallinin eylemleri işlemeye elverişli olmadığına, mahkumiyet hükmü yönünde kanaat hasıl olsa bile eylemlerin sarkıntılık aşamasında kaldığına, Mahkeme hükmünün yeterli ve doyurucu gerekçeyi içermediğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlerine uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümlerde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında suç adının "Çocuğun cinsel istismarı" yerine "Çocuğun nitelikli cinsel istismarı" olarak gösterilmesi, karar başlığında suç tarihinin katılan mağdure ... yönünden "07.12.2022", katılan mağdure ... yönünden "08.12.2022" olarak gösterilmesi yerine intikalin gerçekleştiği "12.12.2022" tarihinin gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. 3. Onama gerekçesine göre Tebliğname'de çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdure ... vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.