Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4773 E. , 2024/8759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/563 E., 2024/39 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4773 E. , 2024/8759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/563 E., 2024/39 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın müsnet suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdurun beyanlarının soyut olduğuna, hem çocuğun cinsel istismarı hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hüküm kurulmasının hukuka aykırı olup aynı anda mahkumiyet kararları verilemeyeceğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda cebir unsurunun bulunmadığına, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tayin edilmesi gerektiği ile lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yöneliktir. C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin uygulanması ile alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tayin edilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanması veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda "Sanığın suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecinde soruşturma ve kovuşturmanın seyrine olumlu katkı verecek hiçbir davranışının bulunmaması.." şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı, bu hususta dosya kapsamına uygun, denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş, açıklanan gerekçe ile Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.