İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/494 Karar: 2025/854 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/494 K.2025/854

9. Ceza Dairesi 2024/494 E. , 2025/854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık hakkında kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasın

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/494 E. , 2025/854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık hakkında kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasın

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/494 E. , 2025/854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık hakkında kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafiinin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, cezanın üst sınırdan tayin edilmemesi, hatalı şekilde takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ile lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, çelişkili mağdure beyanları karşısında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna yönelik rapora ilişkin itirazların dikkate alınmadığına, sanığın bakım gözetim yükümlülüğü bulunmayıp uygulanan nitelikli halin yasal unsurları oluşmadığından kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçen mağdure ile şikayetçilerin karar başlığında katılan olarak, katılmasına karar verilen Bakanlığın suçtan zarar gören olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olup 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde de hukuka aykırı görülmemiştir. 3. Vekâlet ücretinin şahsi hak niteliğinde olması ve sanık müdafii tarafından bu yönde bir temyiz sebebi bulunmaması nedeniyle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin Sayın çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf; yargılamaya konu olayda sanığın mağdure üzeride koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 9. Dairesince sanığın ebeveynleri tarafından kendisine emanet edilen mağdure üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesi verdiği bozmaya uyma kararı doğrultusunda sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunun gözetim ve denetim yükümlülüğünün ihlali suretiyle gerçekleştirilmesi nedeniyle cezanın arttırılması suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. Gözetim ve denetim yükümlülüğünün ihlali şartının dosya kapsamında sanık yönünden gerçekleşmemesi nedeniyle temel cezada yapılan arttırım ile fazla ceza tayini hatalıdır. Şöyle ki; Koruma ve gözetim yükümlülüğünü ihlali, mağdurun geçici olarak bir şahsa bırakılması halinde uygulama kabiliyeti kazanmaktadır. Ancak dosyada mağdurun geçici olarak sanığa bırakıldığı hususu şüphelidir. Mağdurun annesi şikayetçi Dilber soruşturma aşamasında olay günü kızı olan mağdureyi ev sahibinin (sanığın) eşi olan ....'ye bakması için bıraktığını beyan etmiş, kovuşturma aşamasında ise şikayetinden vazgeçmiştir. ...'nın, tanık olarak alınan ifadesinde mağdureye haftanın dört günü baktığı gibi olay günü de eve alarak baktığını beyan ettiği görülmüştür. Bu halde mağdurenin sanığa değil eşi tanık ...'ya bırakıldığı, bakım ve gözetim yükümlülüğünün sanık bakımından bulunmadığı kanaatinde olduğumdan, kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle, Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla