Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4991 E. , 2024/10270 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/264 E., 2017/348 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Ma
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4991 E. , 2024/10270 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/264 E., 2017/348 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında cinsel taciz suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'in atılı suçtan beraatine, sanık ...'ın ise çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle sanığın katılan mağdureye taciz sayılacak söz söylemediğinin sanık ...’in beyanından anlaşıldığına, Mahkemenin eylemi çocuğun cinsel istismarı kabul ettiğine ancak eylemin ne şekilde çocuğun cinsel istismarı sayıldığının açıklanmadığına, suçun oluşabilmesi için suçun maddi unsuru olan cinsel amacın olayda bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanık ...'in ...’ın eylemine katıldığına ve sonrasında araçtan inip mağdureden özür dilediğine, sanık ...’in de cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olay günü yolda yürüyen katılan mağdurenin yanına aracı ile yanaşıp "Çok güzelsiniz, gideceğiniz yere kadar götüreyim" diyen sanığa katılan mağdurenin "Defol git" demesi üzerine aracın açık penceresinden katılan mağdurenin kolundaki çantadan tutup çeken ve karşı koyan mağdureye tokat atan sanığın katılan mağdureye sarf ettiği beğeni içeren sözlerin cinsel taciz suçunu oluşturmadığı, eyleminin kül halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve Mahkemenin de sanığın bu eyleminden dolayı hüküm kurduğu nazara alındığında, katılan mağdureye bedensel temasta bulunmayan sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, Üye ... ve Üye ...'nın muhalefeti ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Oluşa uygun kabule göre mağdurun yol kenarında yürüdüğü esnada sanıkların içinde bulundukları araçla mağdurenin yanına geldikleri, aracı kullanan sanık ...'ın mağdura hitaben "çok güzelsin istediğin yere bırakalım" dediği, ardından diğer sanık ...'in araçtan inerek mağdura kusura bakma yeğenim" diyerek mağdurdan özür dilediği daha sonra aracı süren sanık ...'ın aracı mağdurun önüne doğru durdurarak sözlü eylemine ısrarla devam ettiği, mağdurun sanık ...'a hitaben "defol git" dediği, mağdurenin yürümeye devam ettiği esnada sanık ...'ın mağdurun çantasını tutup arabanın içine çekmeye çalıştığı, mağdurun da sanık ...'ı iteklediği, bu sırada sanık ...'ın mağdura tokatla vurduğu ve sanıkların araçla ayrıldıkları sübuta ermiştir. Daire çoğunluğunca sanık ...'ın mağdura yönelik sarfettiği "çok güzelsin istediğin yere bırakalım" şeklindeki sözlerin beğeni içeren söz mahiyetinde olup suç teşkil etmediği ve sadece eylemin devamındaki basit yaralama suçunun oluştuğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinde tanımlanan cinsel taciz suçu, bir kimseyi bedensel temas olmaksızın cinsel davranışlarla rahatsız etmektir. Madde gerekçesinde "Cinsel taciz, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşımayan davranışlarla gerçekleştirilebilir. Cinsel taciz, cinsel yönden, ahlak temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibarettir" denilmektedir. Dolayısıyla cinsel taciz, cinsel amaçla ve mağduru rahatsız edecek şekilde gerçekleştirilen ancak vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen her türlü davranış olarak tanımlanmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/14-668 Esas, 2020/141 Karar sayılı ilamında "Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı belirlenirken sosyal hayatın gerekleri, failin sarfettiği söz ve davranışların niteliği, gerçekleşme biçimi, tarafların konumları, aralarındaki ilişki ile eylemin gerçekleştiği tüm koşullar birlikte değerlendirilmeli, bu kapsamda ahlaki kurallara uygun evlenme teklifi, tanışma isteği veya nazikane beğeni ifadelerinin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağı kabul edilmelidir. Çünkü bunlar bazen toplumun temelini oluşturan ailenin kurulmasına veya saygın bir arkadaşlığın oluşmasına da vesile olan, insani ilişkiler bağlamında gerçekleştirilen, cinsel özgürlüğü ihlal amacı taşımayan ve esasen buna elverişli de olmayan davranışlardır. Bununla birlikte evlenme veya arkadaşlık isteğinin iç çamaşırı hediye etme veya cinselliğe yönelen sözlerle gerçekleştirilmesi örneklerinde olduğu gibi kaba ve rahatsız edici bir üslupla yapılması, teklifin reddedilmesine karşın eylemin mağduru rahatsız edecek şekilde sürdürülmesi yahut mağdurun Medeni Kanun hükümlerine göre evlenme imkanı bulunmayan bir çocuk veya taraflardan birinin evli olması örneklerinde olduğu gibi evlilik veya arkadaşlık ilişkisinin önünde kanuni veya ahlaki engellerin bulunması durumlarında cinsel taciz suçunun oluşacağında hiç bir tereddüt bulunmamaktadır." denilmiştir. Olay tarihinde sanığın, yolda yürürken gördüğü ve önceden tanımadığı çocuk yaştaki mağdura yönelik belirtilen şekilde "çok güzelsin istediğin yere bırakalım" şeklinde söz atması yukarıda anılan madde gerekçesinde ve Ceza Genel Kurulu kararında belirtilen ahlak temizliğine uymayan bir davranıştır. Sanık ...'ın eylemi söz atma aşamasında TCK'nun 105. maddesinde tanımlanan cinsel taciz suçunu oluşturup Adana C. Başsavcılığının 23.03.2010 tarihli iddianamesinde de bu suçtan dava açılmış ise de, eylemin devamında sanık ...'ın mağdurun çantasından tutarak arabaya doğru çekmeye çalışması, mağdurun direnip sanığı iteklemesi üzerine ise mağdura tokat atmak suretiyle fiziksel temasta bulunması nedeniyle eylemin cinsel taciz suçunu aşıp kül halinde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, İlk Derece Mahkemesince de eylemin bu şekilde nitelendirilerek 5237 sayılı TCK'nun 103/1-b maddesinden hüküm kurulduğu anlaşılmakla mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.