KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/5725 E., 2024/9691 K.
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/844 E., 2024/151 K
- Suç
- Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafi, katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
379 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının bozma üzerine yapılan yargılaması sonucunda, Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Özetle katılan lehine vekalet ücreti verilmesi isteğine ilişkindir. B.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle sanığın adil yargılanma hakkının, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin, Anayasa ve AİHS'den kaynaklanan haklarının ihlal edildiğine, sanık hakkında yeterli ve gerekçeli inceleme yapılmadan karar verildiğine, adli sicil kaydı olmayan sanığın adli sicil kaydı var beyanı ile indirim ve erteleme yapılmadan ceza tesis edildiğine, ek savunma hakkı verilmeden bozma kararının uygulandığına, sanığın masum olduğuna, şüpheden uzak delil bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın lehine olacak şekilde dosyanın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Dosyada katılan lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle ve kanuni dayanağı olmaksızın idari işlem niteliğinde olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücreti vekaletin belirlenemeyeceği anlaşılmakla, katılan vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. Katılanın işvereni konumunda olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/3-b maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.