Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/6466 E. , 2024/9411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1135 E., 2024/1109 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜ
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/6466 E. , 2024/9411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1135 E., 2024/1109 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, katılan mağdure beyanı dışında mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, katılan mağdure beyanlarının bir kısmının doğru bir kısmının yanlış kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğuna, katılan mağdure hakkında tanzim edilen raporda cinsel ilişkiye dair bulgu tespit edilmediğine ve temyiz dilekçesindeki sair temyiz nedenlerine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayininin ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Sanık Hakında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan ... ve üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf eylemin nitelikli olarak gerçekleşip gerçekleşmediği yönündedir. Olay, annenin mağdurenin telefonundaki mesajları görüp mağdureyi sıkıştırması üzerine mağdurenin anlatımıyla ortaya çıkmıştır. Mağdure beyanında, eylemin silahla ve zorla gerçekleştiğini, bir beyanında sürekli kanaması olduğunu, başka bir beyanında ise külotunda kan gördüğünü ileri sürmüştür. Mağdurenin zora ve silaha ilişkin beyanları mahkeme tarafından da inandırıcı bulunmamış ve dikkate alınmamıştır. Yani mağdure beyanı bölünerek kısmen doğru kabul edilmiştir. Mağdure 13 yaşındadır. Olaydan 1,5 ay sonra intikal etmiştir ve rapor alınmıştır. Mağdure anal bölgede kanama tarif etmektedir. Mağdurenin bu beyanı ve yaşı dikkate alındığında artık anal bölgede bir bulgu saptanması beklenir. 14 yaşından küçüklerin gelişimini tamamlamamış olması nedeniyle bu tür eylemler sonucunda ilişkin bölgede fiziki travma oluşması kuvvetle muhtemeldir. Olmaması şüpheyle karşılanmalıdır. Mağdure kan geldi, gördüm, kanadı şeklinde beyanda bulunduğuna göre anal bölgede yırtık ya da en azından çatlak olması gerekir. Bu çatlak ya da yırtık izi ise 1,5 ayda silinmez. Mutlaka iyileşmiş yara izi bırakır. Yani nebde dokusu olur, bunun tespiti gerekirken mağdurede herhangi bir bulguya rastlanılmaması, mağdurenin duhul gerçekleşti ve kanama oldu beyanını şüpheli hale getirmiştir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre artık nitelikli halin gerçekleştiği hususu şüphede kalmıştır. Bu nedenlerle sanık hakkında cinsel istismardan (103/1-a-1 madde) ceza verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.