İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/647 Karar: 2024/4185 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/647 K.2024/4185

9. Ceza Dairesi 2024/647 E. , 2024/4185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/192 E., 2023/207 K. Mağdureler vekilinin temyiz istemleri yönünden, suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet haklarına sahip kanuni temsilcilerinin duruşma ifadelerinde sanıktan şikayetçi olmadık

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/647 E. , 2024/4185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/192 E., 2023/207 K. Mağdureler vekilinin temyiz istemleri yönünden, suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet haklarına sahip kanuni temsilcilerinin duruşma ifadelerinde sanıktan şikayetçi olmadık

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/647 E. , 2024/4185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/192 E., 2023/207 K. Mağdureler vekilinin temyiz istemleri yönünden, suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet haklarına sahip kanuni temsilcilerinin duruşma ifadelerinde sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında mağdure sayısınca çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/698 Esas, 2019/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun'un) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun'un 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca mağdure sayısı olan 7 kez 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/1957 Esas, 2019/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiii, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdureler vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan mağdureler vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/340 Esas, 2021/1005 Karar sayılı kararı ile mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden, suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet haklarına sahip kanuni temsilcilerinin duruşma ifadelerinde sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; özetle, hükümlerin gerekçe içermemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/93 Esas, 2021/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Mağdure...'ye yönelik eylem sebebiyle, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun'un 43 üncü ve 62 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdureler Ayşe, Elif, Hilal, İkra ve Nurcan'a yönelik eylemleri sebebiyle, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun'un 43 üncü ve 62 inci maddeleri uyarınca mağdure sayısınca (5 kez) 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Mağdure Hasret'e yönelik eylemleri sebebiyle, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan bir eylem sebebiyle sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, diğer eylem sebebiyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 62 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 5. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/93 Esas, 2021/260 Karar sayılı kararının sanık müdafiileri, katılan mağdureler vekili ve katılan Bakanlık vekilinin tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/4102 Esas, 2022/7461 Karar sayılı kararı ile mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden, suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet haklarına sahip kanuni temsilcilerinin duruşma ifadelerinde sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine, sanık müdafiileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde her ne kadar suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin neler olduğu belirtilmiş ise de her bir eylemin tek tek ele alınıp mağdurelerin eylemlere ilişkin beyanları arasındaki çelişkilerin giderilip olayları gördüğü iddia edilen tüm tanık ve mağdurelerin tespiti ile gördükleri eylemlere ilişkin detaylı şekilde ifadelerinin alınmasından sonra mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, eylem bazlı olarak ulaşılan kanaat, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle hükümler kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının O İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/185 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Mağdureler Ezgi'ye yönelik eylem sebebiyle, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun'un 43 üncü ve 62 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdureler Ayşe, Elif, Hilal, İkra ve Nurcan'a yönelik eylemleri sebebiyle, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun'un 43 üncü ve 62 inci maddeleri uyarınca mağdure sayısınca (5 kez) 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Mağdure Hasret'e yönelik eylemleri sebebiyle, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan bir eylem sebebiyle sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, diğer eylem sebebiyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 62 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 7. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/185 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararının sanık müdafiileri ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/3833 Esas, 2023/4374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdureler..., ... ve Hasret'e yönelik eylemler sebebiyle Kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden, amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkumiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda mağdurelerin tüm aşamalardaki ifadelerinin gerek kendi içlerinde gerekse birbirlerine yönelik tanıklık anlatımlarında çelişkiler barındırdığı, Dairemizin son bozma kararı sonrası alınan ifadelerinde mağdure...'nin ''bana bir şey olmadı arkadaşlarım adımı söylediğinde onları yüzüstü bırakmamak için evet oldu diyerek devam ettim'' şeklinde, mağdure ...'nin '' Amine ile başladı, normal sayılacak şekilde sarıldı, Amine şikayetçi olduğu için öyle düşünmüştüm'' şeklinde, mağdure ...'in ''esmer kısa bir arkadaşım vardı size de böyle bir şey yapmıştır dedi oysa bize böyle bir şey yapılmamıştı, çocukluk aklımla anlayamadım ama şimdi anlıyorum'' şeklinde, mağdure ...'in '' arkadan sarılıyordu elleri göğsümün oraya geldiği için göğsüme değmiş olabilir'' şeklinde, mağdure İkra'nın ''öyle bir dokunma olduğunu hiç bir şekilde hatırlamıyorum, yanağımı sıkmış olabilir fakat sarılmadı'' şeklinde, mağdure Nurcan'ın '' bu olaylar yaşanmadı böyle bir hareket olmadı bana karşı'' şeklinde, mağdure Hasret'in ''arkadaşlarım kendilerine yönelik eylemler olduğunu söyleyince ben de öylesine söylemiştim sana da yapmıştır denince bu şekilde olduğunu zannedip söylemiş olabilirim'' şeklinde anlatımlarının bulunduğu nazara alındığında anılan mağdurelerin diğer mağdureler Amine ve Esra Ceylin'in anlatımlarından etkilenmiş olabilecekleri gözetildiğinde sanık hakkında anılan mağdurelere yönelik eylemleri sebebiyle, mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraat kararları verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 8. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/192 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdureler Ayşe, Ezgi, Elif, Hilal, İkra, Nurcan, ve Hasret'e yönelik eylemler sebebiyle çocuğun cinsel istimarı suçundan mağdure 7 kez 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suçların sanık tarafından işlendiğinin sübut bulduğuna, eksik araştırmayla karar verildiğine ve hükümlerin sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet haklarına sahip kanuni temsilcilerinin duruşma ifadelerinde sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanık hakkında verilen beraat hükümlerinin yerinde olduğu anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İsteminin İncelemesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/192 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararında mağdureler vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesine Gelince Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/192 Esas, 2023/207 Karar sayılı hükümlerine yönelik katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla