İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/6677 Karar: 2024/10050 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/6677 K.2024/10050

9. Ceza Dairesi 2024/6677 E. , 2024/10050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/827 E., 2024/813 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafi

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/6677 E. , 2024/10050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/827 E., 2024/813 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafi

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/6677 E. , 2024/10050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/827 E., 2024/813 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın mağdurenin ön alt cinsel organına ve göğüslerine dokunduğu, yanaklarından öptüğü şeklinde kabul edilen olayda çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Düzenlenmiş ses kayıtları ve mesajların dosyada sanık lehine olan tüm ifadelere üstün tutulduğunu beyanla kararın duruşmalı yapılacak inceleme neticesinde bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus sanığın mağdureye karşı zincirleme şekilde basit cinsel istismar suçunu işlediğinden bahisle cezalandırıldığı olayda suçun sübuta erip ermediği ve ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği gibi ceza muhakemesinde mahkumiyet kararı verebilmek için, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi konusunda tam bir vicdani kanaatin oluşması gerekir. Cinsel suçlarda, eylemin gerçekleştirilmesi konusunda mağdur beyanının tek delil olduğu durumlarda, mağdur beyanına itibar edilip edilmeyeceği konusunda kriterler belirli olacaktır. Bu ölçütlere göz atarsak; intikal zamanı ve şekli, mağdure beyanının başka delillerle örtüşmesi veya örtüşmemesi, mağdur beyanının kendi içinde aşamalardaki tutarlılığı veya çelişkisi, mağdur beyanının ayrıntısı, mağdur beyanının hayatın olağan akışına uygun olması vs hususların gözetilmesi gerekir. Şüphenin; hukuken geçerli, mantıklı ve sıhhatinden şüphe edilmeyecek deliller ile giderilmesi ve delillere dayalı vicdani kanaatin oluşması gerekir. Amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmak olan ceza yargılamasında, somut olaya münhasır delillerden biri de “beyan” delilidir. Beyan, tanığa, sanığa veya sanığın dışındaki taraflardan birine ait olabilir. Mağdure ... soruşturma aşamasındaki beyanlarından kovuşturma aşamasında sanığın kendisine çok baskı uygulaması nedeniyle annesi daha önce evden uzaklaştırdığı için yeniden evden uzaklaştırılır düşüncesi ile sanığa iftira attığını beyan ettiği ve istikrarlı beyanlarının bulunmadığı, sanığın mağduru ve annesini daha önce darp etmesi nedeniyle husumet bulunduğu, tanıklar ... ve ...'in mağdurun sanıktan intikam alacağı ve onları pişman edeceği yönündeki beyanları ile sanığın suçu kabul etmediği ve sanığın ikrarının bulunmadığı ve inkara yönelik savunması, mağdurenin sonradan döndüğü soruşturma beyanın tek başına mahkumiyete yeterli olmadığı, mağdurenin soyut istikrar içermeyen başkaca yan delil ile desteklenmeyen ve doğrulanmayan şüpheli beyanlar dışında sanığın savunmasının aksine mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mağdurenin sonradan döndüğü soruşturma beyanına üstünlük tanımanın makul ve kabul edilebilir bir gerekçesinin bulunmadığı, sanığın savunmasının aksine çelişkili mağdur beyanı dışında delil bulunmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasının talep edilmediği, sanığa duruşmada sabıka kaydının okunmasının 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verildiği anlamına gelmeyeceği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması için ek savunma hakkı tanınmaması nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı bu gerekçelerle kararın bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla