KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/6748 E., 2024/10985 K.
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/182 E., 2024/154 K
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
321 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delilin bulunmadığına, raporların tamamen hatalı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm karar verildiğine, sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmediğine ve bilebilecek durumda olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanığın eylemlerinin ağırlığı, kastın yoğunluğu göz önüne alınarak Mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ayrıca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.